Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
ÖSYM GENELGESİ YAYIMLANDI
HAFTA SONU GENELGESİ YAYINLANDI
COVİD-19 30 CAN DAHA ALDI
Çocuklar, velileriyle birlikte yolculuk yapabilecek
HUBER KÖŞKÜNDE GÜVENLİK TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ


Ajans 09/ Aydın Haberleri - ATATÜRK VE RAMAZAN AYI
 ATATÜRK VE RAMAZAN AYI BU YAZININ EKLENME TARİHİ 20-05-2020 / 09:57 | BU YAZI TOPLAM 489 KEZ OKUNDU.
   
Ahmet Kısa
ahmtkisa@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ATATÜRK VE RAMAZAN AYI

 

 Her ne kadar inanç Allah ile kul arasında desek de, her ne kadar tarihi şahsiyetlerin “kişisel” durumlarından çok yaptıkları, yapmadıkları ve yapmak istedikleri önemli desek de, çok zamanlar Atatürk’ü her yönüyle anlatmak yerine, kısmi anlatımlarla sahiplenen, kutsaliyet atfedilen veya tamamen nefret edilen bir olgu hâline getirenlerden dolayı bu yazıyı yazıyorum. 

Bu alıntılar ve kaynaklar tarihi bir kişiliği dindar/inaçlı veya günahkâr/inançsız göstermekten daha çok, bilgilendirme ve daha tam anlamıyla bilmeden bir tarihi kişiliğe kendilerinde menfi veya müspet hüküm vermeye çalışanlara yöneliktir. 

Şimdi gelelim, Mustafa Kemâl Atatürk ve Ramazan ayı bilgilendirmesine… 

Mustafa Kemâl Atatük’ün bir özelliği vardır ki, düşmanı veya dostu herkesin kabul ettiği bir durumdur. Hissettiği ve inandiğı gibi görünür, riyâ yapmazdı. Kararlarında he ne kadar zamanın gereklerini dikkate alsa da, birileri beni kabul etsin veya sevsin diye gösteriş yapmazdı. 

Peki Atatürk Ramazan ayı geldiğinde normalinden farklı ne yapardı? 

Buyrun o günleri yaşayanların anılarına kulak verelim… 

“…Ramzan ayı gelir gelmez ince saz heyeti Çankaya Köşküne giremez ve Kandil geceleri de saz çalınmazdı. Kur’an-ı Kerim’den hadisler ve sureler okutulurdu. Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu Camilerinde şehitler adına Hatm-i Şerif okutulmasını emrederi”(1) 

Atatürk’ün her Razaman Ayında kız kardeşi Makbule Hanım’a, annesinin ruhu için Hatim indirilmesini rica ettiği ve hafız için, içinde para bulunan bir zarf verdiği de bilinen bir husustur. Görülüyor ki Atatürk Kur’an-ı Kerim’in indiği ay olan Ramazan Ayında çeşitli şekillerde Kur’an okutmaktadır.(2) 

Riyaset-i Cumhur İnce Saz Hey’eti Şefi Binbaşı Hafız Yaşar Okur’dan; 

“Bir Ramazan günü Atatürk beni huzuruna davet etti. Sure-i Yusuf’tan bir sahife okumaklığımı söyledi ve okudum. Atatürk derin bir müşahadeye vardı. Sessiz sedasız dalgın ve kendinden geçiyordu. Kıraatı (okumayı) müteakip pek sevdiği Süleyman Çelebi’ni Mevlit’inin Viladet bahrini (bölümünü) okumamı söyledi. Okudum. Çok mütehassı oldular. Ve Mevlid’i ne zamandan beri okuduğumu ve hafızlığımın tarihini sordu… 

Ramazanlar’ın Ata’m için büyük önemi vardı. Ramazan’da ve Kadir Geceleri’nde saz çaldırmazdı. Sadece beni huzuruna çağırıp, Kur’an-ı Kerim’den birkaç sure okuturdu. Ruhunun çok mütelezzi olduğu her halinden anlaşılırdı. 

Ramazanlar’da bir ay süreyle şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumamı isterdi. O zamanlar cami hıncahınç dolardı. 

 

1932’de Ramazanın ikinci günüydü. Atatürk ile Ankara’dan Dolmabahçe Sarayı’na geldik. Beni huzuruna çağırdılar. “Yaşar Bey” dediler. İstanbul’un mümtaz hafızlarını bir listesini istiyorum. Ama bunlar musikiye de aşina olmalılar. 

O ana kadar bunların niçin çağrılmış olduğunu ben de bilmiyordum. 

O gün anladım ki, tercüme ettirilmiş olan bayram tebriklerini kendilerine meşk ettirecektir. 

Hafızlar ikişer ikişer oldular ve şu metin üzerine meşke başladılar. 

“Allah büyüktür… Allah büyüktür…” 

Atatük, Cemi Said Bey’in Kur’an tercümesini getirtti. Bizlerin tercüme konusunda tek tek fikirlerini aldıktan sonra hemen hemen sabaha kadar tartıştık. Daha sonra ayağa kalkaarak ceketlerinin önünü iliklediler. Kur’anı Kerim’I ellerine alıp Fatiha Suresi’nin Türkçe tercümesini açıp halka okuyormuş gibi ağır ağır okudular. Bu hareketleriyle bizlerin halka nasıl hitap etmemiz gerektiğini göstermek istiyorlardı. 

Sonra Atatürk; 

Sayın hafızlar, içinde bulunduğumuz bu kutsal ay içinde camilerde okuyacağınız mukabelelerin tamamını okuduktan sonra Türkçe olarak da cemaate açıklayacaksınız. 

İncil de Aramca yazılmış fakat sonradan bütün dillere tercüme edilmiştir. Bir İngiliz İncil’ini İngilizce, bir alman İncil’ini Almanca okur. Herkes okunan mukabelelerin manasını anlarsa dinine daha çok bağlanır” dediler. 

Sonra yanındakilere; 

Gazetelere haver verin, yarın camilerde okunacak surelerin Türkçe tercümesi de okunacaktır” emrini verdiler(3) 

 

Cemal Granada’dan; 

“Ramazalarda KAdir Gecesi ağzına kadehini koymazdı. Kadir geceleri sofra bile kurdurtmazdı. Saygısı büyüktü. Bazen mevlit dinlerken„“Göklere çıktı Mustafa” deyince ağlardı.“ 

 

Nuri Ulusu’dan; 

“Atatürk, Ramazan geleri başta Saadettin Kaynak Hoca olmak üzere o devrin hafızlarından olan Hf. Yaşar, Hf. Zeki, Hf. Küçük Yaşar, Hf. Burhan, Hf. Hayrullah beyleri davet ederdi ki bu hafızlardan Hafız Yaşar aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Alaturka Müzük Şefiydi. 1930 yılında emekli oldu. Ama ölene kadar hep Atatürk’ün yanındaydı. Soyadı Kanunu çıkınca Atatürk ona “Oku” soyadını vermiştir. 

Atatürk davet ettiği bu hafızlardan tek tek din konusunda bilgiler alırdı. Ayrıca çok üzerinde durduğu Türkçe Kur’an-ı Kerim hakkında görüşlerini de sorardı. 

Yine bir Ramazan ayı gecesinde Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda aceleyle beni çağırttı. Derhal makamına girdim. O gece sofra şefimiz İbrahim Bey izinli olduğundan, benim görevim olmadığı halde düzenimi ve intizamımı beğendiğinden olacak, beni istemişler. 

Odaya girdiğimde, “Nuri oğlum, hafızlar gelecek. Bu gece hafızların seslerin aksi sedasıyla daha güzel dinlemek için muayede salonundaki hususi daireye yemek masasını kurun, ama acele ha; kaç dakikada kurabilirsin?” 

Pek tecrübelisi olduğum bir konu değildi. Derhal lazım gelen emirleri gerekli kişilere tebliğ ettim, herkes işe koyuldu. Hakiaten tam otuz dakika sonra herşye tamam gibiydi. 

Seviği çiçekleri de elimle tam masaya koyarken Atatürk, misafirleriyle birlikte gelmez mi? 

Masanın yanına geldi. 

Şöyle bir göz ucuyla masayı düzeni süzdü ve bana dönerek “Aferin Nuri, İbrahim’I aratmamışsın, çiçekler de pek güzel” diye iltifatta bulundu. 

Zaten hep güzel şey yaptığımızda takdir ederdi. Amma bir de yanlış mı, hata mı yaptın, sadece bir bakardı ki, o bile yeterdi, içimize işlerdi. 

Salona girdiler, sandalyeleri çekip oturdular, yemeğe başladılar. Konu yine Türkçe Kuran-ı Kerim’di. Atatürk hepsiyle ayrı ayrı ilgilendi. Kuran-ı Kerim’den okuttuğu ayetleri zekle dinledi…” 

Aslında bu konuyla ilgili birçok anı mevcut ama “şimdilik” birkaçına değinmek istedim. 

Başta da dediğim gibi, bu bilgilendirmeler tarihi bir şahsiyeti “dindar, inançlı” göstermek için değil özellikle bu tarihi şahsiyet hakkında araştırmadan ve soruşturmadan olumlu veya olumsuz hüküm verenler, ahkâm kesenler ve inatla bu büyük Türk’ü Türk Genci’ne yanlış tanıtmaya çalışanlar içindir. 

Bunla berabe bu yazıyı yazmanın sebebi de; 

Belki inanmadığı belki de tutamadığı için, 

Ramazan’da oruç tutmaya kişilerin, gündüz vakti milletin içerisinde abartırcasına oruç olmadıklarını ilan etmesi ve bu durumu “”lâiklik” deyip Mustafa Kemâl Atatürk’e bağlamasından dolayıdır. 

İnsan inanın ınanmamakta veya oruç tutup tutmamakta özgürdür. Lâkin %99’u müslüman denilen bir ülkede Ramazan Ayı’nda alkollü eğlence merkezlerinde sesin yüksek sese getirilip alkol tüketilmesini “lâiklik” ve Atatürkçülük ile ilişkilendirmek her şeyden önce Atatürk’e iftiradır! 

Mustafa Kemâl’in oruç tutmadığı veyahutta bazen tutup bazen tutmadığı yönünde birçok bilgi mevcut lâkin tutsa da tutmasa da, Ramazan Ayı’na ve oruç tutanlara gösterdiği saygı gerek yazıda bahsettiğim gerekse birçok kitapta mevcut olan anılarla sabittir. 

Dileğim odur ki; 

Türk Genci “gerçek” tarihini okusun, araştırsın ve gelece bakışını geçmişin izleri ve dersleriyle düzenlesin. 

Türk Milleti’ni silah arkadaşları ile birlikte esaretten kurtaran, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve İstanbul’un ikinci fethini gerçekleştiren, büyük Türk kumandanı ve Türk Milliyetçisi Mustafa Kemâl Atatürk’ü rahmet, minnet ve özlemle anıyorum. 

Ne zaman ki, sorgulayan, okuyan ve araştıranların sayısı, kulaktan dolma bilgilerler ahkâm kesenlerin sayısından çok olur  işte o zaman millet olarak yükselişe geçer, makus talihimizden kurtuluruz… 

Saygılarımla 

1.Not: Fotoğraf Atatürk’ün çok da bilinmeyen bir fotoğrafı olup, İstiklâl Harbi’nin başlangıç zamanlarında çekilmiştir. Fotoğrafta bulunan Atatürk’ün arkasında yeşil sancakta Kur’ân-ı Kerim ayetleri mevcuttur. 

2.Not: Nuri Ulusu’dan alıntısını yaptığım olay ile ilgili görüşümü de ifâde etmeliyim. Aynen aldığım için, orada yazan “Türkçe Kuran’ı Kerim” sözünü aynen yazdım. Fakat belirtmem gerekir ki; Türk.e Kur’an-ı Kerim ifâdesi yerine Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meâli ifâdesi daha uygundur. 

Kaynakça; 

1.           Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, C.III, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2011, s.469. Altay, a.g.m. s.51. 

2.           Fahri Kayadibi, “Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı”, Atatürk’ün İslam’a Bakışı Belgeler ve Görüşler, Ankara, A.T.A.M, 2010, s.244 

3.           Halil Erdoğan Cengiz, Riyaset-I Cumhur İnce Saz Hey’eti Şefi Binbaşı Hafız Yaşar Okur’un Anıları-(1924-1938), Müzik Ansiklopedisi Yayınları, s.127, 11, 176. 

Mahir ÇALIK  ALINTIDIR Şükrü IRBIK / A.K.

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - GÖRDÜĞÜM YAŞADIĞIM ASKERİ MÜDAJALELER (SON)

28-05-2020 - 14:35

 
2 - GÖRDÜĞÜM YAŞADIĞIM ASKERİ MÜDAHALELER...

27-05-2020 - 16:18

 
3 - BİR LİRA

22-05-2020 - 11:35

 
4 - ALTERNATİF BİR CENNETTEN KOVULMA YAZISI

21-05-2020 - 17:54

 
5 - İLGİNÇ 19 RAKKAMI ?

20-05-2020 - 23:45

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]  [ 89 ]  [ 90 ]  [ 91 ]  [ 92 ]  [ 93 ]  [ 94 ]  [ 95 ]  [ 96 ]  [ 97 ]  [ 98 ]  [ 99 ]  [ 100 ]  [ 101 ]  [ 102 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 510 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
CENAP KAYAALP

     Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistandır; Vatan büyük ve Müebbet bir ülkedir. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE... ...

HASAN ALİ KURTULMUŞ

     Akşam Güneşi Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılan sosyal aşk dalında,platonik bir aşkla ilerleyen duygu yüklü bir ...

SENEM BOZKURT

     Be Densiz Din Tüccarı. Ülkede sübyan cocuk tacizcileri tecavüzcülerine sessiz kalan Rüşvet ihtimas adam kayırmaya ses ...

KÜRŞAT GÜLER

     Prof.Öztürke katılıyorum.. https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-tevfik-ozluden-kritik-uyari-maske-takanlar-dikkat-279485h.htm ...

SENEM ÇETİN

     Asuman Abla Yazınılarını duayeni olduk. Güzel yazın için teşekkür ediyorum. İl dışında bulunan Annemin bu vesileyle ...

HACI EREN KARTAL.

     Tüm gönüllü kardeşlerimizi tebrik ederim. Allah sizden razı olsun. Bu zor günlerde bizim gibi eve kapatılmış ...


           ANKET
Türkiyenin Covid-19 ile Mücadelesini başarılı buluyormusunuz...
% 50 √ Toplam : 7 - Evet Buluyorum
% 50 √ Toplam : 7 - Hayır Bulmuyorum
% 0 √ Toplam : 0 - Fikrim Yok
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim