Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
SOYLU ELLİ YERDE KARANTİNA UYGULUYORUZ
İBB’nin bağış hesapları bloke edildi
KORONADAN CAN KAYBIMIZ 214’E ÇIKTI
MANSUR YAVAŞTAN DESTEK SEFERBERLİĞİ
İYİ Parti’den sağlık çalışanları için kanun


Ajans 09/ Aydın Haberleri - AVRUPA’NIN GÖBEĞİNDE TÜRKLER
 AVRUPA’NIN GÖBEĞİNDE TÜRKLER BU YAZININ EKLENME TARİHİ 20-02-2020 / 13:34 | BU YAZI TOPLAM 659 KEZ OKUNDU.
   
Ahmet Kısa
ahmtkisa@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AVRUPA’NIN GÖBEĞİNDE TÜRKLER

 

Bu fotoğraf Trakai diye bir göl köyü.

7-8 bin civarı nüfusu var.Litvanya’da.Haritadan bakıldığında, Türk ve Müslüman dünyasıyla pek alakası olmayan bir yer.
Orada 600 yıldır yaşayan
Karay Türkleri var.
Büyük Litvanya Kralı Vytautas,Kuman soyundan gelen Kırım Türklerini toprak verip bölgeye yerleştirmiş.
Ahali o günden bu güne kültürünü,dilini ve kendine has yaşantısını sürdürmüş.
Atatürk’le ilgisi ise düşündürücü.
Karaylar o bölgede asırlarca kalmış ama ne Osmanlı ne de başkalarının bunlardan haberi yok.
Ufak bir topluluk,uzak bir coğrafya.kimsenin umrunda değiller.
Prof. Oktay Sinanoğlu 1970’lerde Atom fiziğiyle alakalı bir toplantı için Litvanya’ya gidiyor.
Profesör olan arkadaşı Yutsis, kendisini"ilgisini çeker"diye Trakai’ye götürüyor.

Köyün ihtiyar meclisinin başı olan aksakallı bir adamla uzun uzun konuşmuşlar.
Köye gittiklerinde Oktay Sinanoğlu ahalinin dillerini koruduğunu görür.Köyün ileri gelenlerinden bir ihtiyar onu evine davet eder,atalarından kalma sancak,kılıç ve evraklar gösterir.
Hemde Türkçe konuşarak.
Aksakallı, şöyle diyor:
"Sizin Atatürk’ünüz zamanında Türkiye’den O’nun gönderdiği elçiler gelir,bize Türkçe dergiler,kitaplar getirirdi.
Atatürk vefat etti,Türkiye’den ses seda kesildi.Size ne oldu.

Rüya Parsak‎ 

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihiu?

ALINTIDIR  A.K.

‎MİKROBA MİKROP DİYEMEDİ!

Şemseddin 1390 yılında Şam’da doğdu. Çocuk yaşlarında geldiği Amasya’da iyi bir din ve tıp tahsili gördükten sonra hayatına medrese müderrisi olarak devam etti. Ardından Ankara’ya gelerek Hacı Bayram’a bağlandı ve onun müridi oldu. Bu bağlılık onun Edirne’de Sultan II. Mehmed ile tanışmasına vesile oldu. Bu arada İstanbul’u fethe hazırlanan Sultan II. Mehmed kendisinin manevi katkılarıyla bu süreçte yanında bulunmasını istedi. Uzayıp giden fetihte Sultana yazdığı gayret ve sabır göstermesini istediği mektup büyük etki uyandıracaktı. İstanbul alınınca Ayasofya camiye dönüştürüldü ve burada ilk Cuma namazında hutbeyi okudu.

Kendisi aynı zamanda devrin şöhretli bir hekimiydi. Tıbba dair kitapları vardı. Tarihte ilk kez tıp alanında mikrop meselesinden bahsedecek, hastalıkların bu yolla bulaştığı ve yayıldığını açıklayacaktı.

Şemseddin bulaşıcı hastalıklar ile ilgili araştırmalarının sonunda vardığı neticeyi şu şekilde ifade etmektedir;

Hastalıkların insanlarda teker teker peyda olduğunu sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma ise gözle görülemeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur.

Bu ifadeleriyle Şemseddin, bundan beş yüzyıl önce mikrobun tanımını yapmış oluyordu. Pasteur, aynı neticeye teknik imkânlar elinde iken Şemseddin’den dört yüzyıl sonra varabilmiştir. Buna rağmen mikrop teorisi, bilim tarihinde Pasteur’a mal edilmiştir.

 Sonuçta mikroba mikrop diyenler tarihe geçmiş kendisi ise bu konuda yalnız söylemleri ile kalmıştır.

Asıl adı Şemseddin Muhammed olan, Fâtih Sultan II. Mehmed’in hocası, mutasavvıf, âlim-tabip ve şair bu ulu zatı bizler Akşemseddin olarak tanıyoruz. 1459 yılında Şubat ayı sonuna doğru Göynük’te vefat etmiştir. Türbesi halen ziyaretgâhtır. Allah rahmet eylesin.

*Fotoğraflar türbeyi ziyaretim esnasında tarafımdan çekilmiştir: Göynük’teki Türbesi ve Türbe içersinde Akşemseddin ve oğullarının sandukaları bulunmaktadır.

Erhan Akcay‎ 

ARKEOLOJINİN GİZEMİNE YOLCULUK

ALINTIDIR A.K.

 EN EN EN BÜYÜK HIRSIZLIK; HUY HIRSIZLIĞI

Birgün bir Genç Adam atıyla birlikte yolda giderken, yanına gelen yaşlı birisi bu gence "Oğlum ben çok yorgunum, atını biraz bana versen de ben altınla yol gitsem, olur mu?" der. Genç adam hiç tereddütsüz olarak bu isteğini kabul eder ve kendisine "Buyur amca, siz binin atıma, ben de sizin yanınızda yürürüm" der.
Bu şekilde atını yaşlı insana verir ve kendisi de ata binen yaşlının yanında yolu yürümeye başlar. Lakin, o da ne! Ata binen yaşlı insan, atı yavaş yavaş biraz sürdükten hemen sonra, bir anda atı hızlandırır ve aldığı bu atı kaçırmaya başlar. Bu manzara karşısında şoke olan Genç Adam atıyla uzaklaşan yaşlıya bağırır:
"AMCAAA, SEN BENİM ATIMI DEĞİL, GÜZEL HUYUMU ÇALDIN! BENİM BİR ATIM DAHA VAR, BUNDAN SONRADA ONA BİNERİM. AMA BİR DAHA BENDEN ATIMI İSTEYEN HİÇBİR KİMSEYE DE ASLA ATIMI VERMEM, VERMEM ARTIK!"
İşte, bu kıssadan payımıza düşen kısa bazı hisseler, yani bir insanın güzel bir huyunu çalmak demek;
*Onun kalbini bozmak,
*Vicdanını fesada uğratmak,
*Kişinin güzel cevherlerle donanımlı temiz kalbini alıp pisliğe bulamak ve tertemiz vicdanında onulmaz yaralar açmak,
*En kötüsü de, bu kötü davranışıyla dünyaya fesat tohumları ekmektir.
*Ki, elbette birgün de o fesat tohumlarının hep yeşermesine sebep olmaktadır.
Peki bir insana yapılan tek bir yanlış bile, bu ve benzeri birçok kötülüklere sebep oluyorken, bir de tüm topluma karşı ve mükerrer bir şekilde yapılmış ve hâlen de yapılmakta olan binlerce, onbinlerce kötülüklerin sonuçlarını ise ayrıca açıklamaya gerek var mı?
Bence gerek yok sanırım! Ama, zaten bırakınız bizleri, Dünyanın bütün Matematikçileri hep bir araya gelseler ve yıllarca çalışmalar yapsalar bile, bütün bir topluma yapılmış tüm kötülüklerin meydana getirdiği sonuçları tespit edip, hesaplayamazlar diye düşünüyorum.
Sizce de öyle değil mi?

İhsan Çeliker

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR  A.K.

 

 


 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - BİLİNMEYENLER...

01-04-2020 - 17:40

 
2 - BÜYÜK OLMAK

31-03-2020 - 21:27

 
3 - YAŞAM VE SU

30-03-2020 - 19:49

 
4 - GÖZLERİ VAR GÖRMEZ,KULAKLARI VAR DUYMAZ İZANLARI YOK

27-03-2020 - 13:47

 
5 - YERLİ TOHUM VE BİTKİ MERKEZİ REKTÖR GÖZETİMİNDE DOZERLE YOK EDİLDİ: ’YERİNE SOSYAL TESİS YAPILACAK’

26-03-2020 - 13:37

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]  [ 89 ]  [ 90 ]  [ 91 ]  [ 92 ]  [ 93 ]  [ 94 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 468 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR

           ANKET
KANAL İSTANBUL GEREKLİMİDİR?
% 20 √ Toplam : 18 - 1 Evet Gerekliidir.
% 55 √ Toplam : 50 - 2 Hayır Yapılmasın
% 26 √ Toplam : 23 - 3 Fikrim Yok
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim