Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
AYM Özgür Gündem’in kapatılmasını anayasaya aykırı
Babacan: Cumhur İttifakı’nda yer almayacağımız kesin
Libya-Mısır arasındaki yeni anlaşmalar imzalandı
BİLİM DÜNYASI ŞOKTA
KORONA VİRUS KARANTİNASINDA YENİ DÖNEM


Ajans 09/ Aydın Haber - KADINLAR HK..
KADINLAR HK.. BU YAZININ EKLENME TARİHİ 25-07-2021 / 12:13 | BU YAZI TOPLAM 615 KEZ OKUNDU.
   
Konuk Yazar
ahmetkisa@gmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KADINLAR HK..

KADINLARIN KISA TARİHİ – II

 TEK TANRILI (MONOTEİST) YAHUDİLİK DÖNEMİNDE KADININ YERİ

Babil ve Asur topraklarında uzun süre esir kalan Yahudiler bu Pagan dinlere ait inanç ve uygulanışlardan o kadar çok etkilendiler ki bunları olduğu gibi kendi Monoteist (Tek tanrılı) dinlerine aktarma gereği hissettiler. Sümer, Babil ve Asur kültürlerinde hatta Antik Mısır’da da kadınlar üretim toplumu içindeydiler. Bu yüzden erkeklerle eşit haklara sahip olabiliyorlardı. Ancak Yahudilerde Mısır’daki yaşam koşullarında erkekler gün boyu (genellikle inşaatlarda) çalışıyor kadınlar evde çocuklara bakıp yemek yapıyorlardı. Bu yüzden erkekler güçlü, kadınlar ise gelir getiren bir işte çalışmadıkları için erkeklerin eline bakıyorlardı. Musa’nın liderliğinde Mısır’dan çıktıklarında da değişen bir durum söz konusu değildi. Üstelik Musa, Rab’den aldığı yeni dinin emirlerini halka anlatırken kadınların neredeyse hiçbir hak veremiyordu. Yahudilikte kadın ikinci sınıf olarak görülüyordu ama bunun kaynağı çok eskilere İbrahim dönemlerine kadar uzanmaktaydı.

 Sümer şehir devletlerinde ne kölelik vardı ne de ok eşlilik. Akkadlar devlet oluşturup savaşlarla başka devletler ve şehirler üzerinde hükümranlık kurmaya başladıktan sonra esirlerin alınıp satılması başladı. Özellikle de erkeğin kadına olan aşırı ihtiyacından dolayı kadın köleler rağbetteydi. Böylece başlayan kadın kölelerin çok amaçlı kullanımı diğer topluluklar tarafından da benimsenip uygulanmaya başladı.

Yahudilerin ataları olarak kabul ettikleri İbrahim’den bu yana kadın her zaman değersiz olarak görülüyordu. Kadın, erkeğin hizmetine verilmiş bir yardımcıydı. Rab böyle istemişti ve Rab’ın kulları da bunu uyguluyordu. İbrahim döneminde kadının en önemli fonksiyonu doğurma yeteneğiydi. Doğum sırasında dahi erkek çocuk olduğunda bayram yapılır kız çocuk olduğunda suratlar asılır evi hüzün kaplardı.

İbrahim’den itibaren çok eşlilik uygulanıyordu. İbrahim çok eşliydi. Kendi soyundan olan karısı Sare’den başka iki tane cariye eşi vardı. Cariyelerden biri, Mısır Firavunun hediye olarak verdiği Kıpti Hacer ile kendi halkından olmayan Ketura idi. Tevrat’ta İshak’ın çok eşliliği hakkında bir bilgi içermiyor. Fakat onun oğulları Esav ve Yakup çok eşliydi. Özellikle Yakup’un ilginç bir çokeşlilik hikayesi vardır. Yakup dayısına evlenmek için gittiğinde ondan kızı Lea’yı istedi. Dayısı onun için 7 yıl çalışması gerektiğini söyledi. Yakup 7 yıl çalıştıktan sonra dayısı ona önce büyük kız evlenmeli diyerek Rahel’i verdi. Yakup Lea’yı almak için dayısının yanında bir 7 yıl daha karın tokluğuna çalışmak zorunda kaldı. Bu süre içinde Yakup’un her iki karısından 8 oğlu olmuştu. Diğer 4 oğlunun 2’si Dan ve Naftali, karısı Rahel’in hizmetçisi Bilha’dan olmuştu. Gad ve Aşer isimli oğulları da karısı Lea’nın hizmetçisi Zilpa’dan oldu. Yani karılarının hizmetçileri de zaman zaman Yakup’a eş oluyorlardı.

İbrahim’den itibaren bilinen kayıtlara göre Tevrat’ın hiçbir yerinde kız evlatlardan söz etmez. Doğmuş olan tüm erkek çocukları isim isim sıralanır ama kız evlatlardan ancak bir olayın kahramanı olduklarında adını belirtilir.

Musa kavmini Mısır’dan çıkartırken zaman zaman Rab ile görüşüp ondan aldığı emirleri halkına aktarıyordu. Bu emirlerin kadınlarla ilgili bölümleri onları aşağılayacak boyutlardaydı. Rab’ın emirlerine göre İsrailoğulları’nın kadınları yalnızca evde erkeğine yardımcı olacak, ona yemek yapacak ve ona çocuk verecektir. Bu emirlerin uygulandığı ilk 1000 yılda kadınlar dinsel ayinlere katılamadığı gibi kurbanlarını iç bölüme de götüremezlerdi. Kadın her konuda erkekten bir alt seviyedeydi. Rab otoriteyi erkeğe verdiği için cemaatlerde de kadının yeri yoktu. Erkek Ortodoks Yahudiler dua kitabının bir yerinde Rab’a “Kadın olarak yaratılmadığı için” şükranda bulunuyorlardı. Ortodoks cemaatler kadının dini ayinlere ve ritüellere katılmasını onaylamıyorlardı. Kadınlar Tora okumak için de çağrılmazlardı. Buna sebep olarak da kadınların cinsel cazibeleri nedeniyle erkekleri etkileyebileceklerinden korkuluyordu. Bunun yanında büyücülük ve cadılık kadınlara özgü olduğuna inanılıyordu. Miras erkeğe özel bir durumdu. Kadınların miras hakları yoktu. Bu konu kızların başka kabilelere gelin gitmesi ile alacakları mirasın o kabileye bir avantaj sağlayacağından endişe edildiği içindi. Bunun yanında evlenen kızlara miras verilmediği için Drahoma adı altında bir bedel veriliyordu. Babanın vefat etmesi durumunda mirası pay edecek erkek evlat yoksa bir kısmı kızlarına veriliyor geri kalan varsa kardeşlerine pay ediliyordu. Aynı şekilde kadınlar şahitlik de yapamazlardı. Tora da yazılı olan “2 Şahit” erkekler için geçerliydi. Kadınların şahitlik yapamamasının açıklaması ise daha da acı. Şahitlerin yalan söylemesi durumunda tazminat ödemek zorunda kalırlardı ancak kadınların mülkiyet hakları ve kendi gelirleri olmadığı için bu tazminatı ödeyemeyeceklerinden dolayı şahitlik yapma hakları da yoktu. Kadınlar geçimi kocaları tarafından sağlanıyordu. Bu dönemde kız çocuklarının eğitimi de erkek çocukları kadar olamazdı. Kadının yeri ve alanı erkeğine hizmet edebileceği evi olduğu için eğitilmesine gerek duyulmazdı.

Bu dönemde kadın kocasının malı olarak tanımlanıyordu. MÖ 80’de Sanhedrin (MÖ 165 den MS 425 e kadar Yahudilerin dini yasama ve yürütme konusundaki en yüksek konseyi) başkanı Simeon ben Şetat evlilikte Ketuba isimli bir kontrat şartı getirdi. Boşanma durumunda kadın, erkeğin mallarından pay alamayacak ancak Ketuba da yazılı olan miktarı alabilecekti.

Tüm yukarıdaki olumsuzlukla MS 1000 yıllarından itibaren diasporadaki (yurtları dışında yaşayanlar) Yahudilerin diğer toplumlarla iç içe yaşamaları sonucu değişime uğrayarak kadının sahip olması gereken hakları iade edildi. Hatta haklar verilmekle kalmadı kadın erkek eşitliği sağlandı. Artık yeni ifadeye göre Tanrı erkeği topraktan yaratmış, ona nefesiyle bir ilahilik kazandırmıştı. Oysa kadın erkekten yaratıldığı için daha kutsal olmalıydı. Kadına değer vermeye başlayarak önemseyen Yahudiler, geçmiş tarihlerindeki önemli kadınları kutsallaştırdılar. İbrahim’in karsı Sare, İshak’ın karısı Rebeka, Yakup’ın eşleri Rahel ve Lea, Musa’nın kız kardeşi Meryem, Pers veziri Hamon’a karşı durarak Yahudilerin kurtuluşunu sağlayan Ester gibi kadınlara en az erkekleri kadar değer verildi.

Sedat Karadayı

Not:

Erkek egemen döneminin en çok hikayelerinin anlatıldığı zaman Davut ve oğlu Süleyman dönemiydi. Davut’un 9 karısı ve 100’e yakın cariyesi vardı. Bunların içinde zina yolu ile sahip olduğu ordu komutanı Hititli Uriya’nın karısı Bet Şeba ayrı bir önem taşır. Kadına sahip olduktan sonra hamile bırakıp, kocasından kurtulmak için de onu kazanamayacağı bir savaşa göndererek ölmesini sağlamıştı.

Bu olayın yanında belki daha da acı başka olaylar da yaşandı. Kral Davut’un Ahinoam isimli karısından olan oğlu Amnon, yine Davut’un Maacah isimli karsından olan kızı Tamar’a olan aşkına cevap alamayınca Amnon üvey kız kardeşi Tamar’a tecavüz etmişti. Buna Davut sessiz kalınca, Davut’un Maacah’tan olan oğlu ve Tamar’ın ağabeyi Avshalom bir fırsatını bulup üvey kardeşi Amnon’u öldürmüştü. Davut biraz kızsa da buna da sessiz kaldı. Bu sessizlikten güç alan Avshalom babasını devirip tahta oturmak isteyince babasının komutanı tarafından öldürüldü.

Davut’un zina yolu ile sahip olduğu karısı Bet Şeba’dan olan oğlu Süleyman babasından sonra tahta oturdu. 20 yaşında oturduğu tahta 35 yıl hüküm sürdükten sonra 55 yaşında öldüğünde (kayıtlara göre) geride 700 eş 300 cariye ve yalnızca 4 çocuk bırakmıştı.

Sedat Hakkı KaradayıDünya tarihi-Medeniyetler

ALINTIDIR  AHMET KISA

 BOŞANMIŞ BİRİYLE İLİŞKİSİ VAR BAHANESİYE TAHTTAN ALINAN VIII EDWARD’IN GERÇEK HİKAYESİ

 

 Yalnızca 11 ay Kral olarak kaldıktan sonra iki defa boşanmış bir kadınla ilişki yaşıyor bahanesiyle görevden uzaklaştırılan Birleşik Krallık Kralı VIII Edward’ın (8. Edward) gerçek hikayesi.

Boşanmış Biriyle İlişkisi Var Bahanesiye Tahttan Alınan VIII Edward’ın Gerçek Hikayesi

ingiliz kraliyet ailesinde her zaman kamuoyunda görünen, sergilenen olayın arkaplanında başka bir olay vardır. bunu bilerek veya çok esrarengiz olmak için yapmıyorlar tabii; bu tamamen kendi kültürlerinin bir yansıması. bir skandal veya istenmeyen bir durum olunca, direkt olarak önce çıkıp bunu açıklamak yerine başka bir cover-up ile istenmeyen durumu değiştirmeyi tercih ediyorlar.

kral edward viii konusunda da bu tamame   n böyle. tahttan el çektirilmesine ve unvanının valiliğe kadar düşürülmesine sebep olarak aşk yaşadığı kadının iki defa boşanmış bir kadın olmasını gösteriliyor. bu tabii tek neden olsaydı doğru olabilirdi. o dönemler ki kendisi 1936 yılında krallık yapmıştır; hitler’in yükselişte olduğu, atatürk’ün hayatta olduğu, hatta atatürk’ün edward’ı istanbul’da ağırladığı yıllar. ünlü "atatürk ile inönü’nün kral edward’a attığı anlat evladım bakışı"na konu olan fotoğrafta sağda duran kişi olarak görebilirsiniz. atatürk bu resimde bir yandan türk kahvesini yudumlarken diğer yandan da kral edward viii ile sohbet ediyor:

Shutterstock

gelelim kralın tahtı bırakmasının ardında yatan gerçek sebebe. ancak bunun için öncelikle mensup olduğu windsor hanedanlığına, ki halihazırda kraliçe elizabeth’in de mensup olduğu ailedir, bakmak lazım. windsor hanedanlığı, house of windsor, ismini 1917 gibi çok yakın bir tarihte alır. ama bu demek değildir ki aile 1917’de birdenbire kurulmuş olsun. 1917 öncesi ismi saxe-coburg und gotha olan bu hanedanlık, almanya’da bavarya ve thuringya topraklarında hüküm süren bir alman hanedanlığıdır! britanya’ya ithal edilmelerinin ardından 1917 yılında ismini, yerel halkla uyum içerisinde olması amacıyla daha ingiliz / anlo-sakson tınıya sahip "windsor" ile değiştirmişlerdir.

şimdi bu bilgiyi verdikten sonra kral edward viii’ın da sarayda, aile arasında ve kardeşleriyle konuştuğu dilin almanca olduğunu ve o dönemki ailenin, büyükannesi kraliçe victoria dahil germanofon olduğunu belirtmek çok sürpriz olmayacaktır. kendilerinden sonraki nesil yavaş yavaş ingilizceye döner ve onun sonrasında almancanın yerini anadil olarak tamamen ingilizce alır, hatta ikinci dil olarak da ondan sonra fransızcaya ağırlık verilir.

alman milliyetçiliğinin yükselişte olduğu o dönemde (1930’lu yıllar), kral edward viii da haliyle almanya gündemini ana dilinden takip edebiliyor ve yayınları da okuyabiliyordu. kayıtlara göre tam da bu dönemlerde de hitler’e karşı bir sempati duymaya, alman ulusunun ülküsünü desteklemeye ve nazilerle gönül birliği kurmaya başlamıştı. hatta eşlerini alıp hitler ile beraber gezilere çıkması da o dönem basında çokça yer almıştır.

tabii hitler’in başından beri büyük bir yıkıma sebep olacak bir ideoloji taşıdığı o zamanlar henüz bilinmiyordu. ancak yine de britanya kralı’nın böylesine aşırı söylemleri olan ve tehlikeli bir imaj çizen hitler gibi bir almanı desteklemesi kraliyet koridorlarında hoş karşılanmadı. ve kendisi başta belirttiğimiz hanımefendi ile ilişkisi bahane edilerek krallıktan uzaklaştırıldı, bahamalar’a vali olarak atandı! düşününce bir gün britanya kralısın, ertesi gün ufacık bir bölgenin valisi olarak atanıyorsun. çok onur kırıcı ve prestij düşürücü bir durum. ek bilgi olarak belirtmek de gerekir: kendisi prensken aynı prenses diana gibi galler prensi unvanına sahipti.

bunun ardından pek fazla süre geçmeden, hitler’e sempati duyan diğer kardeşi prens george da, ki aşağıdaki resimde görüldüğü üzere son derece alman bir tipe sahip, şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybetti.

bütün bunların ardından tahta kardeşleri kral george vi geçti. kendisi bugünkü kraliçe elizabeth ii’in babası olur. aynı zamanda the king’s speech (zoraki kral) filmine de konu olmuştur.

günümüzde kral edward viii bazı çevrelerce fransa’nın düşüşü sağlamak amacıyla hitler’e gizli bilgileri iletmekle ve britanya’nın alman hava kuvvetleri tarafından bombalanmasını desteklemekle de suçlanır. ancak bu iddiaların altını doldurmak için yeterli sayıda kanıt ortada yoktur.

sonuç olarak bugün hangi açıdan bakarsak bakalım, nazi almanyasını destekleyen ve anadili almanca olan bir ingiliz kralının hikayesi mutlaka her dönem ilgi çekecektir.

EKŞİ ŞEYLER – ALINTIDIR  AHMET KISA

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - ADETLERİMİZ – ADALET

18-09-2021 - 08:44

 
2 - ÇOCUĞUNUZ - FELSEFE

16-09-2021 - 16:33

 
3 - TÜRKLERİN SOY AĞACI

15-09-2021 - 21:42

 
4 - DELİ HUYLULAR

13-09-2021 - 18:26

 
5 - CUMHURİYET DEVRİMDE

12-09-2021 - 14:02

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 439 ADET YAZI KAYITLI .
 
 




           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
SERKAN KAYAALP

     Her Ağustos ayında konuştugumuz sonra hatırlamadığız Marmara Depremi ülkemizin yasadığı büyük felaketlerden biridir. Şimdi deprem dışinda ...

SERPİL KIRICI

     Sayın Tiryaki, orada yanan yerlere otel yapan anlayış var olduğu müddetçe biz yanmaya devam edeceğiz ...

A MENDERES SAKİNİ AHMET HOCA

     Sayın Belediye Başkanın sizin için çalışan Efelere çevreci Doğaya Saygılı sosyal bir belediyeci olarak vatandaşın ...

NECABETTİN SALÇI

     İktidar Seçime gidecek haberiniz olsun. Bu güne kadar her seçim öncesi bu ülkede Petrol ve Gaz ...

SELİN SEVER

     Seçimden korkma Erdoğan!#HemenSeçim Ülke gündemini Mafyaların yönlendirdiği bir dönem yaşıyoruz. ...

EREN EFEOĞLU

     Bu saldırı Kılıçdaroğluna yapılan linç saldırsına ne kadar benziyor. Sedat Pekerin benzer saldırılarının nasıl organize edildiğinin ...


           ANKET
SİZCE SEÇİMLER NE ZAMAN YAPILIR
% 49 √ Toplam : 78 - 1-ZAMANINDA YAPILIR
% 48 √ Toplam : 76 - 2-BU YIL YAPILIR
% 5 √ Toplam : 7 - 3-FİKRİM YOK
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   KOMİK VİDEOLAR  
HABER VİDEOLARI   FİLM FRAGMANLARI   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim