Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
AYM Özgür Gündem’in kapatılmasını anayasaya aykırı
Babacan: Cumhur İttifakı’nda yer almayacağımız kesin
Libya-Mısır arasındaki yeni anlaşmalar imzalandı
BİLİM DÜNYASI ŞOKTA
KORONA VİRUS KARANTİNASINDA YENİ DÖNEM


Ajans 09/ Aydın Haber - FEDAKARLIK …
FEDAKARLIK … BU YAZININ EKLENME TARİHİ 31-07-2021 / 17:03 | BU YAZI TOPLAM 662 KEZ OKUNDU.
   
Konuk Yazar
ahmetkisa@gmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
FEDAKARLIK …

Prenses Diana’nın düğünde giydiği ayakkabıda Prens Charles’a gizli bir mesaj olduğu ortaya çıktı

 Galler Prensesi’nin ayakkabısı 542 payet ve 132 inciyle süslenmişti

Kate Ng

Prenses Diana 1997’de trafik kazasında yaşamını yitirdi (AFP)

Ayakkabıları yapan kunduracı, 40 yıl önce Prenses Diana’nın düğün günü giydiği süet ayakkabının altına Prens Charles için gizli bir mesaj çizildiğini açıkladı.

El yapımı ayakkabı ve çantaları 1970’lerde moda dergilerinde fazlasıyla yer alan Clive Chilton, Diana’nın düğün ayakkabısını yapması için tutulmuştu.

York Düşesi Sarah, Prenses Diana’yı anlattı: "Azizle günahkar gibiydik"

Prenses Diana tıpkı Prens Harry ve Meghan Markle gibi Hollywood planları yapıyormuş

Chilton, The Daily Mail’e yaptığı açıklamada, tasarımcı Elizabeth Emanuel’in kendisine gelip sadece "özel bir müşteriyle" tanışmasını söylediği için Galler Prensesi’yle ilk buluşmasının sürpriz olduğunu ve Diana’yı orada ayaklarının ölçülmesini beklerken bulduğunu söyledi.

Ayakkabıcı, Diana’yı gelin ayakkabısı için kalp şeklinde bir stil seçen "çok utangaç, tatlı, güler yüzlü genç bir kız" diye tanımladı. Chilton’ın atölyesindeki herkesin yapımında ve son rötuşlarında uğraş verdiği ayakkabının yapımı 6 ay sürdü.

Chilton, ayakkabıların Diana’nın Charles’tan daha uzun görüneceğine dair "ana endişesini" gidermek için alçak topuklu olduğunu ve 542 payet ve 132 inciyle süslendiğini söyledi.

Ancak ayrıntılara gösterilen özen sadece ayakkabının üst kısımlarıyla sınırlı değildi.

Ayakkabı tabanın orta kısmının alt tarafında, C ve D harfleriyle aralarında altın bir kalp ve çiçek motifinin boyandığı gizli bir detay da vardı.

Ayakkabının altının, kimse görmese bile "harika" görünmesinin "önemli" olduğunu söyleyen Chilton, "Eğer tökezleseydi çok daha fazlasını görürdünüz!" diye ekledi.

 Diana’nın düğün ayakkabısı zarif olsa da, 1981’de St. Paul Katedrali’ndeki düğüne ipek taftası, antika dantel elbisesi ve 7,6 metre uzunluğundaki kuyruğu damga vurmuştu.

İkonik elbiseyi tasarlayan Elizabeth ve David Emanuel, The Daily Mail’e, Diana’nın babası Earl Spencer’la kiliseye yaptığı yolculuk sırasında elbisenin "beklediklerinden çok daha fazla" kırıştığını söyledi.

Ancak Elizabeth nihayetinde elbisenin "kusurlarına" rağmen, Diana’nın vagondan çıkarkenki etkisinin "çok romantik" olduğunu ifade etti:

 At arabasından inerkenki hali gördüğüm en harika görüntüydü. Kozasından çıkan, kanatlarını açıp uçmak üzere olan bir kelebeğe benziyordu.

Diana, Charles’la 29 Temmuz 1981’de televizyondan da yayımlanan ve birçok kişinin "masalsı düğün" ve "yüzyılın düğünü" diye tanımladığı bir törenle evlendi. Dünya çapında tahminen 750 milyon kişi tarafından izlendi.

1992’de ayrılan çift, 15 yıllık evlilikten sonra 1996’da boşandı.

 line bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

independent.co.uk/life-style

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

ALINTIDIR  AHMET KISAAŞIM

 LAHANACI İMPARATOR.

Lahana Yetiştirmek İçin Roma İmparatorluğunu Bırakan Acayip Bir Hükümdar: Diocletianus

 

245-312 yılları arasında yaşayan ve 16 yıl hüküm süren 51. Roma İmparatoru’na dair bilgiler.

Lahana Yetiştirmek İçin Roma İmparatorluğunu Bırakan Acayip Bir Hükümdar: Diocletianus

kimdir?

roma imparatorluğu’nu yönetsel bazda reformlar gerçekleştirerek 50 yıl süren kaostan kurtaran ve dolaylı yoldan bizans imparatorluğu’nun da kurulmasını sağlayan imparator.

zira kendisi imparatorluğu, genelde nicomedia (izmit) ve caesarea (kayseri) şehirlerinden yönetmiş ve batıyı maximilian’a bırakmıştır. kendisinden sonra tahta çıkan 1. constantinus ise onun yönetsel devrimlerine dinsel devrimleri de eklemiş ve resmen bizans’ı kurmuştur.

pontiarchus

detaylandıralım

1500 yıl ayakta kalan roma imparatorluğu’nun (cumhuriyet’i de sayarsak 2000 yıl; ama o zaman imparatorlar yoktu tabii) en başarılı 10 imparatoru listesine elini kolunu sallaya sallaya girebilecek bir şahıstır imparator diocletianus. kendisinden 100-200 yıl önce yaşamış imparatorlar hakkında bile daha fazla yazılı belge olması ise tam bir talihsizliktir. imparatorluğu çökmenin eşiğine getiren üçüncü yüzyıl krizi diocletianus ile son bulur. bu kadar sıkıntılı ve buhranlı bir kriz periyodunun ardından tahta geçen diocletianus imparatorluğa uzun bir felaketin ardından nefes aldırmıştır adeta. imparatorluğun idari/bürokratik teşkilatlanmasını radikal bir şekilde değiştirmiş, yeni kurumlar, eyalet ve şehirler yapılandırmıştır.

modern siyaset biliminde darbe denilen kalkışmaların roma’da bir dönem gündelik siyasetin ayrılmaz parçası olduğunu bilen bilir. güçlü birkaç lejyonun desteğini alan general imparatora isyan eder, kendi başkentine doğru orduyla yola çıkar, başarılı olursa tahta geçerdi. sonra bir başka general yeni imparatora isyan eder, bu kez aynı şeyler baştan yaşanır. öyle dönemler olmuştur ki romalıların savaşlarda en çok öldürdüğü insanlar yine başka romalılardır.

bundan niye bahsediyorum? çünkü bu çok yıkıcı ve temel sorun üzerine anladığım kadarıyla kafa yoran ve gerçekten de çözüme epey yaklaşan bir imparatordur diocletianus. kendisi asker ile sivil politikacı ayrımını roma’da ilk düşünen yöneticilerden biridir. bir eyaletin valisi ile askeri yöneticisinin aynı kişi olması geleneğini kaldırmıştır. böylece valiler yani eyaletin en üst yöneticileri sivillerden seçilir olmuştur. daha o zamandan yaptığı bu tercih ile politika felsefesi açısından saygıyı hak ediyor bence. yönetimin en tepesi için uygun görüp kurduğu tetrarşi ise insanların taht için birbirini gözünü kırpmadan boğazladığı bir dönem için oldukça radikal bir yaklaşım olsa gerek.

hakkında tarihi belge az dedim ama o kadar da az değil; istenirse buraya sayfalarca entry döşenebilir ama ben o kadar uzatmak istemiyorum; yukarıda önemli gördüğüm bir iki noktaya değindim zaten. diocletianus’un atıyla ilgili bir hikayeyi anlatıp bitireceğim:

ms. 297 yılının bahar aylarında, diocletianus (augustus) ve damadı galerius (caesar) sasanilerle (özelde ermenistan krallığının durumu ile) ilgilenmek üzere doğu’dadır. birinci şapur’un oğlu sasani şahı narses (nerses) ordusuyla suriye ve anadolu topraklarına yani o dönem roma topraklarına doğru sefere çıkmış, tetrarşinin 4 üyesinden biri olan galerius da emrindeki lejyonların başında narses’in ordusunu karşılamak üzere harekete geçer. iki ordu carrhae yani harran yakınlarında karşı karşıya gelir; 350 yıl önce partların marcus crassus’u yendiği carrhae’de bu kez bir başka romalı, galerius, iranlılara (persler) yenilir. doğu’da böyle bir sorun sürmekte iken o sırada roma’nın en önemli eyaletlerinden mısır’da ayaklanma başlar. sasaniler ile mücadele devam ederken böyle bir ayaklanmanın çıkması olayın arkasında pers parmağının olduğunu düşündürmüştür ancak ayaklanmada yakın zamanda yapılması planlanan oy sayımının etkisinin olduğu da söylenir. zira oy sayımı demek yeni vergiler demek olabilirdi.

diocletianus, galerius’u doğuda bırakıp mısır’a doğru harekete geçer. 297’nin sonuna doğru mısır’da büyük oranda ayaklanma bastırılır ancak iskenderiye şehri hala direnmektedir. iskenderiye, o dönem 1 milyon civarındaki nüfusuyla roma’dan sonra en büyük imparatorluk şehridir. 297 sonbaharına doğru iskenderiye’yi kuşatma altına alan diocletianus, yaklaşık 8 ayın ardından 298 baharında şehrin direnişini kırar. doğuda sasanilerle olan gerilim ve çatışma hali sürerken bir de mısır’daki isyanla uğraşmak durumunda kalmış olan imparator diocletianus öfkelidir. iskenderiye düşünce, imparator diocletianus, sokaklarda akan kan, atının dizlerine değene dek şehirde katliam yapılmasını emreder. bu emri verdiği sırada diocletianus’un atının yere çöktüğü söylenir. yere çöken atın dizlerine kan bulaşmıştır. bu duruma şahit olan diocletianus bunun tanrılardan bir işaret olduğunu düşünür ve katliam emrini geri çeker. hikayeye göre imparator şehri terk ettikten sonra, iskenderiyeliler minnettarlıklarını göstermek için diocletianus’un atının bronz bir heykelini dikerler. hikaye muhtemelen gerçek değil ancak gerçekte yaşanan olaylar hakkında ipucu verdiği ve tarihin anlatımını "renklendirdiği" de bir gerçek. böyle hikayelere tarihmiş gibi inanmayalım ama hikayesiz de kalmayalım.

takyon

kendisi döneminde yaşanan hiperenflasyon

dinlerin, tiranlığın ve hatta roma imparatorunun bile tarihsel devinimden ve iktisadi yasalardan daha güçlü olamayacağını bizzat deneyimlemiştir.

söz gelimi, m.s. 301 yılında diocletianus, fiyatlardaki aşırı artışa karşı, bütün madeni paraların üzerlerinde yazan değerlerinin iki katı değerinde olduğunu ilan etti. söz konusu önlemler başarısız olunca, ücretlerin ve fiyatların arttırılmasını yasakladı, yasağa uymayanlar idam cezasına çarptırıldı. buna rağmen, fiyatlar ve ücretler dizginlenmek şöyle dursun, karaborsa, kıtlık ve ayaklanmalar ortaya çıktı.

aşikar olan ise, köleci üretim ilişkilerinin artık ömrünü doldurduğu gerçeğiydi. zira, üretim sisteminin devamlılığı için, sürekli savaşlar yaparak köle edinmeye çalışan roma devleti, büyük bir orduyu beslemek zorunda olduğu kadar, mevcut kölelik düzeninin devamlılığı ve kölelerin zapt edilebilmesi için de ek güvenlik maliyetlerine katlanmak zorundaydı. ayrıca, karın tokluğuna çalıştırılan kölelerin, yaptıkları işin karşılığında hiçbir şey almamalarına bağlı olarak verimsiz çalışmaları ve su değirmeni gibi kimi teknolojik yeniliklerin bilinmesine rağmen, buğday öğütmek için köle gücünden yararlanılması gibi durumlar, mevcut üretim sisteminin, üretici güçlerin gelişimi sürecinde o dönemde gelinen nokta itibariyle artık tıkandığını göstermekteydi.

sonuç olarak yüzyıl dahi bitmeden roma imparatorluğu güçsüz düştü ve 4. y.y. başında şiddetlenen barbar akınları, soydaşları köleleştirilen kavimlere bağlı askerlerin saldırıları ile roma topraklarında yüzyıllardır sefa içinde yaşayan köle efendilerini kan, gözyaşı ve tecavüz içeren bir trajediyle karşı karşıya getirdi.

krasnoya

batı roma imparatorluğu’nun çöküşü’nü elinden geldiği kadar durdurmaya çabalamış en değişik azmin ve huzurun insanıdır

kendisini emekliye ayıran nadir roma imparatorlarından biridir ve split’teki diocletianus sarayı’nda bahçıvanlık yaparken; saltanatında kurmuş olduğu tetrarşi’yi idare edemeyen bürokratlar onu tahta geri çağırdığında onlara, "yetiştirdiğim lahanaları bir tatsanız inanın siz de geri dönmek istemezsiniz" diyebilmiştir. birkaç yıl sonra da bahsi geçen sarayda, meyve ve sebze tarhlarının kendisine sağladığı huzur içinde hayata gözlerini yummuştur.

kendisi bu icraatıyla unumu eledim eleğimi astım kafasına sahip olduğunu tüm eski dünya’ya göstermiş bir abimizdir.

braga

Roma’nın En Parlak Dönemini Yöneten Aykırı İmparator-Filozof: Marcus Aurelius’tan Alıntılar

Roma’nın En Parlak Dönemini Yöneten Aykırı İmparator-Filozof: Marcus Aurelius’tan Alıntılar

Roma imparatoru (26 Nisan 121 – 17 Mart 180) Aurelius, 96 - 180 yılları arasında görev yapan Beş İyi İmparator’dan sonuncusu ve aynı zamanda en önemli Stoacı filozoflardan biri. Elinde neredeyse sınırsızca güç ve imkan varken o bilge bir şekilde kendini düşünceye, felsefeye vermiş bir şahsiyet.

Ekşi Şeyler – ALINTIDIR AHMET KISA

 EN BÜYÜK İNTİKAM YAŞATMAK..

Tam 64 yıl önce 1957’de doktor, tüm ilaç firmalarının üretip dünyadaki tüm çocuklara sunabilmesi için aşısının patentini almamaya karar verdi.
Albert Bruce Sabin, 1906’da Bialystok’ta doğdu.
Çocuk felci aşısını bulması ile tanınan Yahudi doktor ve virolog, patent parasından vazgeçerek, bunun fakirler dahil herkese verilmesine izin verdi.
1959-1961 yılları arasında Doğu ülkelerinden, Asya’dan ve Avrupa’dan milyonlarca çocuk aşılandı: çocuk felci aşısı salgını bastırdı
Bütün nesiller çocuk felci tarafından yok edildi.
Ama...
Küp şekerle uygulanan aşısı insanlık tarihini değiştirdi.
Dedi ki: "Birçok insan aşının patentini almam için ısrar etti ama ben istemedim. Bu benim dünyanın tüm çocuklarına hediyem" - ve bu onun arzusuydu.
Yahudiydi ve iki torunu SS tarafından öldürüldü.
İntikam almak isteyip istemediği sorulduğunda, "İki harika torunu öldürdüler ama Avrupa’nın her yerinde çocukları kurtardım. Sence bu büyük bir intikam değil mi?"
Soğuk Savaş sırasında Sabin, viral suşlarını Sovyet bilim adamı Mikhail Chumakov’a aşısının Sovyetler Birliği’nde de geliştirilmesine izin vermek için ücretsiz olarak bağışladı.
Bir üniversite profesörü kadar heyecan verici olmayan bir maaşla yaşamaya devam etti, ancak tüm insanlık için bu kadar çok şey yapmış olmanın memnuniyetiyle dolup taşan bir kalple yaşamaya devam etti
Makbule Cagatay Beyke
–ALINTIDIR  AHMET KISA

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - ADETLERİMİZ – ADALET

18-09-2021 - 08:44

 
2 - ÇOCUĞUNUZ - FELSEFE

16-09-2021 - 16:33

 
3 - TÜRKLERİN SOY AĞACI

15-09-2021 - 21:42

 
4 - DELİ HUYLULAR

13-09-2021 - 18:26

 
5 - CUMHURİYET DEVRİMDE

12-09-2021 - 14:02

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 439 ADET YAZI KAYITLI .
 
 




           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
SERKAN KAYAALP

     Her Ağustos ayında konuştugumuz sonra hatırlamadığız Marmara Depremi ülkemizin yasadığı büyük felaketlerden biridir. Şimdi deprem dışinda ...

SERPİL KIRICI

     Sayın Tiryaki, orada yanan yerlere otel yapan anlayış var olduğu müddetçe biz yanmaya devam edeceğiz ...

A MENDERES SAKİNİ AHMET HOCA

     Sayın Belediye Başkanın sizin için çalışan Efelere çevreci Doğaya Saygılı sosyal bir belediyeci olarak vatandaşın ...

NECABETTİN SALÇI

     İktidar Seçime gidecek haberiniz olsun. Bu güne kadar her seçim öncesi bu ülkede Petrol ve Gaz ...

SELİN SEVER

     Seçimden korkma Erdoğan!#HemenSeçim Ülke gündemini Mafyaların yönlendirdiği bir dönem yaşıyoruz. ...

EREN EFEOĞLU

     Bu saldırı Kılıçdaroğluna yapılan linç saldırsına ne kadar benziyor. Sedat Pekerin benzer saldırılarının nasıl organize edildiğinin ...


           ANKET
SİZCE SEÇİMLER NE ZAMAN YAPILIR
% 49 √ Toplam : 78 - 1-ZAMANINDA YAPILIR
% 48 √ Toplam : 76 - 2-BU YIL YAPILIR
% 5 √ Toplam : 7 - 3-FİKRİM YOK
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   KOMİK VİDEOLAR  
HABER VİDEOLARI   FİLM FRAGMANLARI   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim