Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
AYM Özgür Gündem’in kapatılmasını anayasaya aykırı
Babacan: Cumhur İttifakı’nda yer almayacağımız kesin
Libya-Mısır arasındaki yeni anlaşmalar imzalandı
BİLİM DÜNYASI ŞOKTA
KORONA VİRUS KARANTİNASINDA YENİ DÖNEM


Ajans 09/ Aydın Haber - LOTUS DAVASI- VS.
LOTUS DAVASI- VS. BU YAZININ EKLENME TARİHİ 02-08-2021 / 13:13 | BU YAZI TOPLAM 560 KEZ OKUNDU.
   
Konuk Yazar
ahmetkisa@gmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
LOTUS DAVASI- VS.

 Değerli arkadaşlar;

Türk Devrimi’nin benimsediği yeni hukuk anlayışı ürünlerini de çok geçmeden vermiştir. Bu çerçevede Bozkurt-Lotus olayı anılmaya değer bir örnektir. 2 Ağustos 1926 gecesi, Türkiye’nin tam bağımsızlığını tüm dünyaya hatırlatacağı ve uygulamada pekiştireceği bir olayın başlangıcı olmuştur.

 O gün, 1Ağustos’ta Kuruçeşme’den aldığı kömür yüküyle Mersin’e gitmek üzere hareket eden Bozkurt gemisi, Beyrut’tan İstanbul’a gelmekte olan Mesajeri Maritim Şirketi’ne ait Fransız bandıralı Lotus gemisiyle, Midilli yakınlarında Sığrı Limanı önünde saat 23.00’te çarpıştı.

Çarpışmada Bozkurt gemisi battı, 8 Türk gemici yaşamını yitirdi. Lotus, aldığı yolcularla İstanbul Limanı’na geldi, yükünü boşalttıktan sonra Fransa’ya dönmek üzereyken, Deniz Şubesi Müdürü Cami Bey olayla ilgili inceleme başlattı. Olayda yakınları ölenleri savcılığa başvurması üzerine, İstanbul Savcılığı da olaya el koydu.

Sonuçta, Lotus’u idare etmekte olan mülazım Jean Desmons ile Bozkurt süvarisi Hasan Kaptan tutuklandı. Desmons’un tutuklanması, Fransa’da büyük tepki yarattı. Pioncare Hükümeti, "Çarpışma Türk Karasuları dışında olduğu için, Türkiye’nin yargılama yetkisi olmadığını" iddia etti ve Türk Hükümeti’nin içişlerine müdahaleye kalktı. Böylece Bozkurt-Lotus olayı siyasal zemine taşındı.

La Journal, "Ankara Hükümetine Fransa’nın yüz verdiğini, Lozan’da verilen izinle hükümet olduğunu"iddia ederken, diğer Fransız gazeteleri de Türkiye’yi küçültücü, Türk hukuk sistemini ve hukukçularını alçaltıcı yayınlarını durmaksızın sürdürdü.

6 Eylül tarihli Exelsior gazetesinde, bir Fransız amirali ise, "Türkiye’nin bu şekilde hareketinin, Fransa’nın rehavetinden, Kilikya olaylarından, Ankara İtilaf namesinden, meşum Lozan Antlaşması’ndan ileri geldiğini" iddia etti.

Gerek Fransız Hükümeti’nin gerekse basının bu çıkışları, Türk kamuoyunca, "Olayın Türkiye için ne anlama geldiğinin henüz kavranmamış olduğunun göstergesi" olarak yorumlandı. Necmettin Sadak da Fransız basınının ve kamuoyunun çıkardığı tüm "gürültü"ve korkunun temel nedeninin, iddia ettikleri gibi Desmons’un haksız yere tutuklanmış bulunması değil, kapitülasyon haklarının ortadan kalkması olduğuna işaret ediyordu.

Türk kamuoyunda, Türkiye’de yargının bağımsız olduğu, kapitülasyonların ise tarihe gömüldüğü özellikle işleniyordu. Türkiye, Fransa’nın Desmons’un serbest bırakılması yolundaki tüm baskılarına karşı koydu, geri adım atmadı. İsmet Paşa’nın Lozan’da bin bir zorluklarla kaldırdığı adli kapitülasyonlara kapılarını aralamamakta kararlıydı.

Türk hükümeti "Kovuşturmanın kendi yargılama yetkisinde olduğunu, bu konuda Fransa Hükümetinin kuşkuları varsa, sorunun Lahey Adalet Divanına havale edilebileceğini" Fransa’ya bildirdi. Fransa da Lahey’e gitmeyi kabul etti. Adalet Bakan ı Mahmut Esat Bey —isteği üzerine—Türkiye’yi Lahey de temsil etmekle görevlendirildi.

Türk heyeti, Fransa’yla birlikte ortak tahkim name hazırladı. Tahkim name hazırlanırken, Mahmut Esat Bey davayı kanıtlamak yükünü, Fransızlara yükledi. Üstelik, Lahey Adalet Divanına oy verme yetkisiyle, bir Türk hakiminin —Feyzi Daim’in katılımını da sağladı.

Uluslararası Adalet Divanı, 2 Ağustos 1927’de Bozkurt-Lotus davasını görüşmeye başladı. 7 Eylül 1927’de "Türk tezini haklı bulduğunu" açıkladı. Mahmut Esat Bey, pek çok devletin ceza ve ceza usulü yasalarından verdiği örnekler, dünyaca ünlü hukukçuların sözlerinden derlediği metinler ve ateşli savunmasıyla Bozkurt-Lotus davasını, bir oy fazla ile Türkiye’ye kazandırdı. Kuşkusuz bu kazanımda, Türkiye’nin çağdaş yasaları hukuk sistemine katmasının da büyük payı vardı.

Değerli arkadaşlar,

Bozkurt-Lotus olayı, iki geminin çarpışmasından kaynaklanan adi bir deniz olayı değil, kimliğini kanıtlamaya çalışan Özgür Türkiye’yle emperyalist Fransa arasında bir davaydı. Bu dava bir karşı çıkıştı. Türkiye Cumhuriyeti’nden dünya ailesine bir mesajdı. Tüm ayrıcalıklarıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihe karıştığının, tam bağımsız Türkiye’nin uluslararası hukukta eşit olduğunun, Türk hukukçularının, çağdaş ülkelerdeki meslektaşlarıyla aynı yetkinlikte olduğunun mesajıydı.

Dava, Türk kamuoyunun, tam bağımsızlık ülküsüne bağlılığının da simgesi oldu. Basın, Fransız iddialarına karşın, aynı söylemle tek vücut oldu. Türk ulusunun en ufak haklarını en büyük kıskançlıkla savunulacağı, hiçbir şekilde taviz verilemeyeceği dünya ailesine gösterildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukukta eşitliğini kanıtlayan Bozkurt-Lotus davası, aynı zamanda uluslararası hukuk için de Örnek bir olay oldu. Bu olaydan sonra, uluslararası sözleşmelerde açıkça hüküm altına alınmayan ya da uluslararası hukuk kuralları bulunmayan konularda, "Uluslararası Hukukta, devletlerin yargı yetkisini açıkça sınırlayan bir kural olmayan konularda devletler yargı yetkisine sahip olduklarını ileri sürebilirler" görüşü geçerli oldu.

Mahkeme, Atatürk’e verilmek üzere tunçtan ’bozkurt’ heykeli hediye etti.

Değerli arkadaşlar, kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti’nin hedefi, ülkeyi bağımsızlığa, ulusu özgürlüğe kavuşturacak, ulusu ve ülkeyi çağdaş dünya ailesinden kılacak bir devrim yapmak ve bu devrimi kalıcı kılacak önlemleri almaktı.

Hukuk devrimi bu önlemlerden yalnızca biriydi. Türkiye Cumhuriyeti, Türk ulusunu, demokratik hukuk devletinin gerekleri ile donatma savaşı verirken, ekonomik bağımsızlığı perçinleyecek kurum ve kuralları, devrimi özümseyecek kuşakları yetiştirecek sistemi, onurlu bir toplum olmanın kültürel ve sosyal dayanaklarını da uygulamaya koydu. Emperyalist devletlerin dışta ve onların iş birlikçilerinin içte, Türkiye’yi bölme ısrarları karşısında, ilkelerinden ödün vermeyen, onurlu bir duruş sergiledi. Bu duruşu nedeniyle, Milletler Cemiyeti’ne girmek mücadelesi veren değil, davet edilen ülke oldu. Bu özelliğiyle de günümüze örnek oldu. Aynı zamanda Batılı devletler, bu mücadeleyi "Türk Mucizesi" olarak yorumladı.

Bize onurlu bir tarih bırakan Mustafa Kemal, silah arkadaşları ve Türk ulusu önünde saygı ile bir kez daha eğilerek sözlerime son veriyorum, teşekkür ederim.

#AtatürkBilgiİleSevilir #kemalinoğlu #kemalinoglu1923

(Sözkonusu yazı, Sn. Şaduman HALICI’nın 2009 yılında gerçekleştirilen “21.yy. Atatürk’ü Düşünmek” konulu bir panelde gerçekleştirdiği söyleşinin tetkiki neticesi yazılmıştır.)

#kemalinoğlunuNotu Mahmut Esat Bozkurt: (1892- Kuşadası, 21 Aralık 1943 - İstanbul.) Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından ve Türkiye’de hukuki temellerinin atılmasında katkılarda bulunmuş bir devlet adamıdır. Eski Adalet Bakanı.1935 yılında Mason Locaları’ nın kapatılmasında büyük rolü vardır.21 Aralık 1943 tarihinde beyin kanaması sonucu İstanbul’da vefat etti.

Kabri İzmir ili Selçuk ilçesinde özel bir mezarlıktadır.

“"Atatürk ölebilir mi? Türk milleti, Türk vatanı yaşadıkça o da yaşayacaktır. " Mahmut Esat Bozkurt)

 Kemalin OğluDünya tarihi-Medeniyetler

ALINTIDIR  AHMET KISA

 SİYASET BÖYLE BİRŞEY...



Çıkışta, Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasında Lenin’in büstünü bulurlar...
- Bu nedir?
Yahudi:
- "Bu nedir?" sorusu yanlıştır yoldaş! "Bu kimdir?" demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir.
Ben de bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım...
Etkilenmiştir Rus görevli:
- Tamam, geçebilirsiniz!
Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar:
- Bu nedir?
Yahudi:
- "Bu nedir?" sorusu yanlıştır Paşam! "Bu kimdir?" demeniz gerekirdi!
Bu Lenin’dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki, her gün ona bakıp bakıp lanet okuyayım!
Etkilenmiştir İsrailli görevli:
- Tamam, geçebilirsiniz!
Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir.
Yeğenlerden biri sorar: "Bu kimdir?"
Yahudi:
- "Bu kimdir?" sorusu yanlıştır kuzum! "Bu nedir?" demen gerekirdi!
Bu, on kilogram, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, üstelik KDV’siz!...
SÖZÜN ÖZÜ:
SİYASET,
aynı şeyi adamına göre farklı anlatarak İNANDIRMAKTIR.
Dünyada BUGÜN uygulanan SİYASET ANLAYIŞI bu MAALESEF…😡
Dünden DERS AL.
Bugünü YAŞA. Yarın için UMUT ET.
SOKRATES;
“Şu hayatı
ÖYLE BİR YAŞA Kİ kapanışta
KENDİNİ ALKIŞLAYABİLESİN…”
HAYATTA hiçbir zaman yalpalamayacaksın,
düşüncelerinde bir ileri bir geri adımlar atmayacaksın,
her dönemin adamı değil,
her dönem ADAM OLACAKSIN.

Ve,
...hiçbir şey için GEÇ DEĞİLDİR. 
Mehmet Yalçındere
– ALINTIDIR AHMET KISA

 "Eşek Kulaklı Midas" Efsanesinin Mitolojik Çıkış Noktası


"Eşek kulaklı Midas nereden geliyor?" diyorsanız, kısa ama güzel olan bu mitolojik hikaye sorunuzu cevaplayacaktır.
efsaneye göre marsyas adındaki bir satiros bir gün kırlarda dolaşırken athena’nın icat ettiği ancak çalarken yüzü çirkinleştiğinden fırlatıp attığı flütü bulmuş. bir tanrıçanın eseri olduğu için çok güzel sesler çıkaran flütü çalmaya başladı... ve bir süre sonra marifetin kendisinde olduğuna inanmaya başlayarak kendini apollon’a rakip görmeye başladı. bunun üzerine apollon kazananın kaybedene istediğini yapabilmesi şartıyla marsyas ile bir yarış yapmaya karar verdi.
apollonun arkadaşları olan musalar ve phrygia kralı midas yarışmada hakem oldular. apollon gitarı ile çok güzel şarkılar çalarak ortalığı inletti. marsyas da flütü ile ondan geri kalmayarak çok güzel şarkılar çaldı. hakemler tereddüt ediyorlardı. bunun üzerine apollon lirini eline aldı. o kadar güzel o kadar hoş şarkılar çaldı ki dağlar taşlar heyecandan titrediler. marsyas apollon gibi çalamayacağını itiraf etmek zorunda kaldı. apollon anlaşma gereği marsyas’ı ölümle cezalandırdı. yarışma sırasında marsya’sın tarafını tutarak onun daha iyi çaldığını iddia eden midas’a da ceza verdi. onun kulaklarının iyi işitmediğini söyleyerek insanlara özgü kulakları ona uygun görmedi ve midas’ın kulaklarını uzatarak eşek kulaklarına çevirdi.
midas kulaklarından öyle utanıyordu ki sürekli başında bir kalpakla dolaşmaya başladı. fakat berberi saçlarını keserken kulaklarını farketmişti. midas hiç kimseye anlatmama şartıyla berberine yaşamını bağışladı. fakat berber bu sırrı içinde saklamakta çok zorlandı. birilerine söylemezse patlayacağını düşünüyordu, diğer yandan söylediği taktirde kralın kendisini öldürmesinden korkuyordu. sonunda bir gün daha fazla dayanamayarak ıssız bir yerde bir çukur açtı, ve oraya eğilerek yavaşça "haberiniz varmı, kral midas eşek kulaklıdır" diye fısıldadı. bunu söyleyince üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi oldu 
AK IN
– ALINTIDIR  AHMET KISA

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - ADETLERİMİZ – ADALET

18-09-2021 - 08:44

 
2 - ÇOCUĞUNUZ - FELSEFE

16-09-2021 - 16:33

 
3 - TÜRKLERİN SOY AĞACI

15-09-2021 - 21:42

 
4 - DELİ HUYLULAR

13-09-2021 - 18:26

 
5 - CUMHURİYET DEVRİMDE

12-09-2021 - 14:02

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 439 ADET YAZI KAYITLI .
 
 




           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
SERKAN KAYAALP

     Her Ağustos ayında konuştugumuz sonra hatırlamadığız Marmara Depremi ülkemizin yasadığı büyük felaketlerden biridir. Şimdi deprem dışinda ...

SERPİL KIRICI

     Sayın Tiryaki, orada yanan yerlere otel yapan anlayış var olduğu müddetçe biz yanmaya devam edeceğiz ...

A MENDERES SAKİNİ AHMET HOCA

     Sayın Belediye Başkanın sizin için çalışan Efelere çevreci Doğaya Saygılı sosyal bir belediyeci olarak vatandaşın ...

NECABETTİN SALÇI

     İktidar Seçime gidecek haberiniz olsun. Bu güne kadar her seçim öncesi bu ülkede Petrol ve Gaz ...

SELİN SEVER

     Seçimden korkma Erdoğan!#HemenSeçim Ülke gündemini Mafyaların yönlendirdiği bir dönem yaşıyoruz. ...

EREN EFEOĞLU

     Bu saldırı Kılıçdaroğluna yapılan linç saldırsına ne kadar benziyor. Sedat Pekerin benzer saldırılarının nasıl organize edildiğinin ...


           ANKET
SİZCE SEÇİMLER NE ZAMAN YAPILIR
% 49 √ Toplam : 78 - 1-ZAMANINDA YAPILIR
% 48 √ Toplam : 76 - 2-BU YIL YAPILIR
% 5 √ Toplam : 7 - 3-FİKRİM YOK
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   KOMİK VİDEOLAR  
HABER VİDEOLARI   FİLM FRAGMANLARI   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim