Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
24 Saatte, can kaybı 341 oldu.
Vatandaşlara önemli uyarı: Sakın ödemeyin
ADÜ ZİRAAT ÇOĞRAFİ TESCİLLERE KATKI VERİYOR
İyi Parti’de maskeli ’128 milyardolarnerede’ eylemi
AĞIR HASTA SAYISI ARTIYOR


AKŞENER: ’EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?” - SİYASET - Ajans 09/ Aydın Haber
 
AKŞENER: ’EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?”
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 31-03-2021 / 12-13

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Siyaset Haberleri  
AKŞENER: ’EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?”

Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, Albayrak’ın geri döneceği iddiaları, AKP’li Ayvatoğlu’nun uyuşturucu içtiği görüntüler, AKP kongreleri ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi üzerinden Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener grup toplantısında açıklama yaptı.

Meral Akşener, uyuşturucu kullanırken görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayılan ve AKP’de görev yaptığı ortaya çıkan Kürşat Ayvatoğlu hakkında "Hayatı, ahlakla arasına epey bir mesafe koymuş, büyüklerinden öğrenmiş bir genci, elbette linç edecek değilim. Benim meselem, kendini, bu çarpık zihniyete teslim etmiş bu gencimiz değil. Gençler yanlış yapabilir. Gençler nefislerine yenik düşebilir. Benim meselem, o gencimiz de dahil, tüm gençlerimizi, bu zihniyetin yarattığı ahlak erozyonundan, koruyup kollamaktır. Benim meselem, hata yapan gençlerle değil, onları hak yolundan ayıran bu karanlık zihniyetledir." ifadelerini kullandı. 


Akşener’in kürsüyü bıraktığı otizmli genç Öğrenci Andı’nı okudu

İYİ Parti Grup toplantısında Genel Başkan Meral Akşener kürsüyü otizmli bir bireye ve annesine bıraktı. Kürsüye gelen Otizmli Cemil Aktulga, andımızı okurken salon alkış sesleriyle inledi. Milletvekilleri ve partililer andımıza ayakta eşlik ederken Akşener duygu dolu anlar yaşadı.

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?”

“‘Eyvah damat geri mi dönüyor’ sorusu her mecrada dillendirilmeye başladı. Başarısızlıklarla dolu 2.5 yılın sonunda nihayet bu hatadan dönüldü. Bugün biri damat bakan ile ekonomi kavramını aynı cümle içinde kullansa dolar fırlıyor. Bu işi beceremediğini defalarca kanıtlamış bir insanın tekrar bu konularla anılmasını bile sakıncalı buluyorum. Sayın Erdoğan saçmalama konusunda çıtayı uzaya çıkardığından maalesef kesin konuşamıyorum.

Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece kararnamesiyle görevden alındığı bir ülkede istikrardan bahsedilemez. Ağbal’ı faizleri artırdığı için görevden aldın değil mi? En azından kamuoyuna böyle yansımasına izin verdin. Madem yeni başkan faiz düşürmeyecekti, o zaman Sayın Ağbal’ı neden görevden aldın? Madem yeni başkan aynı politikaları sürdürecekti, o zaman neden bizi bir gecede yüzde 15 fakirleştirdin?

Mesela, ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ cümlesi hâlâ dillendiriliyor. Gelin birlikte hatırlayalım; Sayın Erdoğan bu müthiş doktrinini, ilk kez ortaya attığında, dolar 2 liraydı. Enflasyon, tek haneliydi. Faizler de yüzde 6’ydı. Şimdi geldiğimiz durumda ise, faiz yüzde 19. Dolar, neredeyse 8 buçuk lira. Enflasyonu tutabilene aşk olsun.

Sayın Erdoğan; kurumlar ve kurumsal değerlerle oynayarak, devlet yönetilmez. 6 ayda bir Merkez Bankası Başkanı değiştirerek, ekonomi yönetilmez. Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece kararnamesiyle görevden alındığı bir ülkede, istikrardan bahsedemezsin.

Eski başkan Sayın Ağbal’ı, faizleri artırdığı için görevden aldın değil mi? En azından, kamuoyuna böyle yansımasına izin verdin. Ama nedense, yeni gelen başkanın ilk beyanatı, yüksek faiz politikasını, sürdürmekten yana oldu.

AYVATOĞLU TEPKİSİ: AHLAKSIZLIĞI BÜYÜKLERİNDEN ÖĞRENMİŞ BİR GENCİ LİNÇ EDECEK DEĞİLİM

Bu iktidarın Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi kalmamıştır çünkü milleti değil koltuklarını dert ediniyorlar çünkü Türkiye’nin değil iktidarlarının geleceğini düşünüyorlar.


Ahlak, erdem ve doğruluk AK parti genel merkezinin ve sarayın kapısından içeri giremiyor. Peygamber efendimizin yolundan saptıklarından beri iktidarları dikiş tutmuyor, kadroları iflah olmuyor.

Son üç ayda arabasın da 100 kilo eroin ile yakalanan eski büyükelçilik basın müşaviri, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde yolsuzluktan tutuklanıp evinde 10 milyon bulunan daire başkanı derken her geçen gün asımın neslini yaratacağız diyerek iktidara gelenlerin düştükleri hazin durumun yeni örneklerine şahit oluyoruz.

Ahlaksızlığı büyüklerinden öğrenmiş bir genci, elbette linç edecek değilim. Benim meselem kendini bu çarpık zihniyete teslim etmiş bu gencimiz değil .Gençler nefislerine yenik düşebilir benim meselem o gencimiz de dahil tüm gençlerimizi bu zihniyetin yarattığı ahlak erozyonundan koruyup kollamaktır

RAMAZAN YASAKLARI:  MÜBAREK SOFRALARDA MI AKLINIZ BAŞINIZA GELDİ?

Doğal olarak bu fevkalade duyarlı arkadaşlara sormak istiyorum sizin lebalep kongrelerinizdeki keyfiniz Allah’ın sofrasından daha mı kıymetliydi? Kongrelerinize yasak getirecek bir durum yoktu da mübarek sofralarda mı aklınız başınıza geldi?

Genel merkezimize gelen bir lokanta işletmecisi diyor ki her açılıp her kapanma 35 bin lira yazıyor. Aldığımız yiyecekleri ya dağıtmak ya vermek ya da çürürse atmak zorunda kalıyoruz. Ya siz ne vicdansız ne izansız adamlarsınız. Lokantalarda üç beş kişi bir araya geline salgın yayılıyor da binlerce kişiyi getirdiğiniz kongrelerinizde virüs tatile mi çıkıyordu? Yazıklar olsun size yazıklar solsun, bu vicdansızlığınıza yazıklar olsun.

Salgının başından beri kurallara uymakta hassasiyet gösteren milletimizin sağlığını göz göre göre tehlikeye atmaktan çekinmediniz, sonra binlerce korona elçisi ülkemizin dört bir yanına dağıldı ve sonuç ortada. Bu aymazlığız cezasını kim kesecek? Allah nasip edecek ve iktidara geleceğiz, biz keseceğiz

Türkçeleri bozuk olduğu için entelektüel seviyeleri de düşük olduğu için ancak sövüyorlar.

“BAKANLAR UTANIYOR SAYIN ERDOĞAN UTANMIYOR”

İçişleri bakanı kongreler lebalep dolu olduğundan beri ortada yok.

Sağlık Bakanı utancından salona bile gelemedi. Hatta en son “çıkıp kongreleri konuşmanın kimseye bir faydası yok” dedi. Tercümesi şu; lütfen bu bahsi kapatalım verecek cevabım yok çok utanıyorum diyor. Yönetim zafiyetine bakar mısınız! Bakanlar utanıyor sayın Erdoğan utanmıyor. İşte Erdoğan’ın milletin gerçeklerini umursamaz tavrı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ: KADINLAR BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ

Buradan çok net vurgulamak istiyorum kim ne derse desin şunu herkes bildin ki o sözleşme hâlâ geçerlidir. Yöntem de açıklanan karar da hem hukuken hem siyaseten geçersizdir. Sayın Erdoğan burası Muz cumhuriyeti değil muhterem burası benzetmeye çalıştığın üçüncü dünya ülkesi de değil .Burası Büyük Türkiye Cumhuriyeti aklını başına devşir böyle şımarıklık olmaz böyle devlet yönetilmez.


Sonrası bir de çıkış cuma namazı sonrasında kadınlarımızı tehdit eder gibi diyor ki ‘O iş bitti önünü arkasını kurcalamayın’ Şu tavra bakar mısınız! Emrin olur ağam! Bu tehditler kadınlara sökmez sayın Erdoğan. Elinden geleni ardına koyma!. Tecavüze, dayağa , iftiraya boyun eğmemiş o kadınlar senin tehditlerine hiç boyun eğmez.

Attığın o imzadan sonra ne oldu biliyor musun? 5 aylık hamile Sezen bıçaklanarak katledildi. Söyle bakalım o iş bitmiş mi sayın Erdoğan. Adli tıp raporunu önüne koysunlar , iste ve ona bak. O bebeğe kaç bıçak darbesi düşüyormuş bir bak bakalım. 15 yaşında evlendirilmiş, 16 yaşında hamile kalmış 17 yaşında evlendirilmiş bu çocuğun canına nasıl vicdansızca kıymışlar bir gör. Gör de söyle o iş bitmiş mi sayın Erdoğan?

Bursa’daki 32 yaşındaki Necla 5 yaşındaki kızının önünde silahla vurularak öldürüldü. Söyle bakalım o iş bitmiş mi Sayın Erdoğan. Sen o iş bitti dediğinden beri 7 kadının canın akıydılar. Sen söyleyemezsin ben söyleyeyim o iş kadınlar bitti demeden bitmez Sayın Erdoğan. O iş kadınlara musallat olan bu ahlaksızlık bitmeden bitmez. O iş kadınlar sokakta korkmadan yürümeden bitmez. O iş kız ve erkek çocuklarımıza göz koyan sapıklar bitmeden bitmez. O iş o kokuşmuş zihniyetiniz bitene kadar bitmez.

MONTRÖ TEPKİSİ: YAZIKLAR OLSUN

Kurutuluş savaşını yapmış gazi meclisin başkanı değil sanki sarayın meclisteki irtibat bürosu şefi konuşuyor. Yazıklar olsun sana da! Şimdiden uyarıyorum aklınızdan bile geçirmeyin. Ege’d3eki adalarımıza çöken Yunanistan karşısındaki ezikliğinizi izlemek için Lozan’a Kanal İstanbul saçmalığınıza kılıç uydurmak için de Montrö’ye göz dikmeyin.


Apartman zili çaldıracağım bu beylere bakalım nasıl olacak. Köylere gideceğiz köy kahvesine otutturacağım bu abileri, bakalım köylünün sorularına ne cevap verecekler. Gittiler gittiler gidemediler attaya gidecekler. Milletimizin sesini bu kürsüden o sağır kulaklara duyuruyoruz. Her hafta birçok talep alıyoruz.

Umarım TRT ve diğerleri sizin sesinizi kesmemiştir. Ama size söz ben duyurmaya devam edeceğim. Biz otizmin farkındayız çocuklarımız ve değerli aileleri bundan emin olsunlar.

Aziz milletim garip zamanlardan geçiyoruz. Türk ve Türk’le arasına koyduğu mesafeyi Öcalan ailesiyle arasına koymayan; ihvancılara gerdiği kolu kanadı Erşat Salihi’ye geremeyen iktidar ve küçük ortağı, kendisi ayrıldı gibi bilgilerimiz var yeni bir yapılanmaya gidilecek gibi bilgilerimiz var ama bir de Barzani’nin etkisiyle onun talebiyle alındı diye duyumlarımız var. buradan iktidara sesleniyorum ve eğer zamanı geldi ve kendi isteğiyle Sayın Salihi milletvekilliğine devam edecekse amenna ama Türkiye’de yaşayan herkesi bu davaya gönül vermiş herkesi bu konuda ikna etmeniz ve şeffaf olmanız gerekiyor. Aksi halde Barzani’nin istemesiyle ilgili ise, o zaman da gereğini yapmak sizin görevinizdir. Siz gereğini yapmıyorsanız bu millet yarın sandık başında gereğini yapar. ”


 Dava arkadaşlarım;

Sayın Erdoğan, bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen, Kanal İstanbul’dan vazgeçmemekte ısrarlı görünüyor.

Deniz bilimciler uyarıyor. Jeoloji uzmanları uyarıyor. “Ekolojik açıdan felaket olur.” deniyor.

“Milyonlarca vatandaşımızı küçücük bir adacığa sıkıştırmak, felakete davetiyedir.” deniyor.

Ama kendisi oralı bile değil. “İlle de kanal, inadına kanal.” diye tutturdu, gidiyor.

Daha önce de söyledim, tekrar edeyim;

İlla bir kanal açacaksan, Urfalıların feryadını duy, git GAP’ta sulama kanalları aç, yağmurlama sistemleri kur, toprak ana bire beş versin, çiftçimiz de ülkemiz de zenginleşsin.

Kırk yılda bir, memlekete bir hayrın dokunsun.

Ama nafile. Tabiata zarar vereceği kesin, Marmara Denizi’ni mahvedeceği kesin, Ama inadından vazgeçmiyor.

Çünkü, doğa umurunda değil.

Çünkü, deniz umurunda değil.

Çünkü, yeşil umurunda değil.

Çünkü, milletimiz umurunda değil.

Çünkü, kendinden başka hiçbir şey umurunda değil.

Aziz milletim;

Onların umurunda olmayabilir, ama bizim umurumuzda. Sayın Erdoğan ve arkadaşları, kanal diye, beton diye tutturmuşken, dünya, önemli bir değişime sahne oluyor.

Artık bütün dünya, denetimsiz, kontrolsüz büyümenin getirdiği, İklim Krizi’yle mücadele etmek için, kolları sıvadı.

En az gelişmiş ülkesinden, en gelişmiş ülkesine, çöl ülkesinden, orman ülkelerine kadar herkes, doğaya nasıl daha az zarar veririz diye düşünüyor, hesap yapıyor.

Çünkü herkes biliyor ki, doğa katliamı ve kirlenme bu hızla giderse, yaşayacak bir dünyamız kalmayacak. İşte o nedenle biz diyoruz ki;

“Türkiye bu mücadelenin dışında kalamaz.”

Hele de çılgın proje denilen saçmalıklarla, bu tükenişin değirmenine su taşıyamaz.

Bu kadar basit.

Bu kadar net.

Rakamlar alarm veriyor.

Yalnızca 2021 yılında, yani bu üç aylık süreçte, atmosfere 9,9 milyar ton karbondioksit salındı.

173 milyar ton buzul eridi.

222 milyon ton gıda israf oldu.

Denizlere 2 milyon ton plastik atık bırakıldı.

Bu hızlı yok oluşa rağmen, maalesef önlem almakta geç kalıyoruz.

Eğer, gerekli önlemleri almazsak;

Yalnızca 28 yıl içinde, denizlerde balıktan çok plastik atık olacak.

18 yıl içinde, dünyada temiz su bulmak mümkün olmayacak.

Ve 48 yıl içinde de, ozon tabakası geri döndürülemez biçimde tahrip olacak.

Rakamlara lütfen dikkat edin.

Uzak bir gelecekten değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın bizzat yaşayacağı bir felaketten söz ediyorum.

Türkiye için de alarm zili artık çalıyor.

İktidar, bu süreci hızlandırmak yerine, bir an önce, çözüm için somut adımlar atmak zorunda.

Birleşmiş Milletler’in, 2002-2018 yılları için, sera gazı emisyonu verisini açıkladığı 43 ülke var.

Bu 17 yılda, 43 ülkeden 31’i emisyonunu azaltmış.

Türkiye’deyse yüzde 82 artmış.

Bu ne demek?

Bu, “Havayı kirletmede şampiyonlar ligindeyiz.” demek.

Bu havayı biz soluyoruz, evlatlarımız soluyor, sevdiklerimiz soluyor.

Bitmedi.

Sularımızı da “yarın yokmuş gibi” tüketiyoruz.

“Irmağının akışına öldüğümüz” Türkiye, maalesef her geçen gün, su fakiri bir ülke oluyor.

Bakın, size acı bir örnek vereyim:

Türkiye, su fakirliğinde 32’inci sırada.

Çöl ülkesi olarak bildiğimiz Irak, Mısır, Sudan gibi ülkeler bile, su kaynakları konusunda, bizden daha iyi durumdalar.

Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı, 2008’de 1700 metreküpken,

2020’de 1346 metreküpe düştü.

Yani son 12 yılda, üçte bir oranında daha az suya erişebilir hale geldik.

Gerçekten utanç verici…

Peki bu gerçek önümüzdeyken, Ak Parti iktidarı ne yapıyor?

Her zaman yaptığını yapıyor.

“Reform yapıyormuşuz gibi çek pampa” mantığıyla,

İşe yaramayacak ve asla gerçekleştirmeyeceği reform paketleri açıklayıp, çevre katliamına göz yummaya devam ediyor.

Başka ne yapıyor?

Doğru bildiniz, vergileri arttırıyor.

2019 verilerine göre, yalnızca 38,4 milyar liralık çevre koruma harcaması yapan iktidar, bunun karşılığında, tam 91,1 milyar lira vergi geliri elde etmiş.

Yani iktidar, diğer alanlarda olduğu gibi, çevre konusunda da verdiği sözleri tutmayıp, gerekli harcamayı yapmamış.

Çevre vergilerinin toplam vergiler içindeki payı,

OECD ülkelerinde yüzde 3-10 arasındayken, bizde yüzde 17.

Yani çevre koruma bahane, yandaşlara aktarmak için vergi toplamak şahane.

Nitekim, “onu yaptık, bunu yaptık…” diyorlar ama, Türkiye’de sera gazı emisyonu, sadece 2018’de 520 milyon ton artmış.

Son beş senede, atık suların yüzde 77’si denize, yüzde 18’i akarsulara deşarj edilmiş, ve 15,1 milyon ton tehlikeli atık oluşmuş.

Değerli milletvekilleri;

Şimdi ben bunları söyleyince, hemen diyecekler ki;

“Bakın, Saray’da bile nasıl çevreciyiz…”

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgilere göre, “Sıfır Atık Projesi” hayata geçtiğinden beri, 36 aylık sürede, Saray’da 234 bin ton atık, geri dönüştürülmüş,

3 bin metreküp, su tasarrufu sağlanmış, 25 bin kilogram, sera gazı salımı engellenmiş.

İstatistiklere göre, bu tedbirlerle, tam 1872 adet ağacın kesilmesi engellenmiş.

Bu 1872 ağaçsa, 3 bin 744 kişiye oksijen sağlamış.

Saray idaresini tebrik ederim.

Bu hızla giderlerse, Saray’ın yapımı için kestikleri 10 bin ağacı, 5 yılda telafi edip,

15 bin kişiden çaldıkları oksijeni geri verebilirler.

Bu olağanüstü çevreci duruş için, kendilerini alkışlıyoruz.

Aziz milletim;

Sarayda çevrecilik oynayarak mesafe alamayız.

Türkiye, Eritre, Irak, İran, Libya ve Yemen’le beraber,

Paris İklim Anlaşması’nı onaylamayan, altı ülkeden biri.

Anlaşmayı onaylamayan bir diğer büyük çevreci, Sayın Erdoğan’ın yakın dostu, Donald Trump artık yok.

Yeni ABD yönetimi de, ilk iş olarak, Paris İklim Anlaşması’nı onayladı,

İklim Zirvesi’ni organize etti, ve Türkiye’yi de bu zirveye davet etti.

Şimdi Sayın Erdoğan, o zirvede ne diyecek, gerçekten çok merak ediyorum…

Acaba, İstanbul Sözleşmesi’nde olduğu gibi,“Paris Anlaşması’na ne gerek var, mevcut yasalarımız çevreyi korumak için yeterli.” mi diyecek?

Yoksa, “Değerlerimize aykırı olan Paris Anlaşması’nı tanımıyoruz,

Biz, yerli ve milli, Gaziantep İklim Anlaşması’nı kaleme alacağız.” mı diyecek?

Acaba, “Eyyy Greta, sen kimsin?” mi diyecek?

Yoksa, “Çevreciliği sizden öğrenecek değiliz” mi diyecek?

Ne diyeceğini, o gün geldiğinde göreceğiz,

Ama kesin olan şu ki;

Türkiye’nin, iklim krizi ve doğa konusunda, bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.

İktidar, kulağının üzerine yatarken, zamanımız maalesef tükeniyor.

Değerli milletvekilleri;

Bakın, burada çok önemli bir nokta daha var.

Çevre konusunda artan küresel hassasiyet, ülkemizin ihracatını da etkileyecek noktaya geldi.

Avrupa Parlamentosu, geçtiğimiz 10 Mart’ta, insan haklarını ihlal eden, ve çevreye zarar veren firmaların,

Avrupa Birliği şirketlerinin tedarik zincirlerine katılması konusunda, sert bir açıklama yaptı.

Böylece Avrupa Birliği, dünyaya ve insana daha duyarlı ülkelerin şirketleriyle çalışmak istediğini, açıkça ilan etmiş oldu.

Yeşil Mutabakat kapsamında, ithal ürünlerin, karbon yoğunluğuna göre vergilendirilmesi planlanıyor.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Bu, sadece karbon vergisi nedeniyle, şirketlerimiz, 1,8 milyar Avro’ya yakın bir ciro kaybı yaşayabilir demek.

Bu, çok ciddi bir konu.

En başından beri vurguluyoruz:

İYİ Parti milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir partidir.

İYİ Parti’nin ekonomik modeli, sürdürülebilir bir kalkınmayı, ana eksen olarak belirlemiştir.

Bu çerçevede, doğa ve çevreyle uyumlu, ekolojik dengeyi gözeten, ve bizden sonraki nesillere, yaşanabilir bir Türkiye bırakmak, ana hedefimizdir.

Eğer doğru politikaları uygularsak, dünyada çevre koşulları ve iklim değişikliği konusunda artan hassasiyeti, Türkiye için, çok önemli bir fırsata çevirebiliriz.

Ülkemiz mevcut durumda, Avrupa Birliği’nin toplamı kadar biyo-çeşitliliğe, yarısına yakın da, endemik ürün gamına sahip.

İzlenen kötü politikalara rağmen, coğrafyamız ve iklimimiz, yıllık 2,5 üretime izin veriyor.

Doğru yatırımlarla, bu yeşil dönüşümün kazanan ülkesi biz olabiliriz.

İşte o nedenle diyoruz ki;

Biz gelene kadar onaylanmazsa, iktidara geldiğimizde ilk iş olarak, Paris Anlaşması’nı onaylayacağız.

Çünkü biz biliyoruz ki, bu anlaşmayı onaylamadan, sanayide yeşil dönüşümden, çevrecilikte sıfır atıktan bahsetmek mümkün olmaz.

Ülkemizde, sera gazı emisyonunun, yüzde 71,6’sı enerji sektöründen, yüzde 16,2’siyse, ulaşımdan kaynaklanıyor.

O yüzden, karbon yoğun enerji üretimine son verecek, yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırımları destekleyeceğiz.

Almanya, elektrikli araçlardan vergi almayıp, bir de üzerine maddi destek verirken, Sayın Erdoğan, elektrikli araçların ÖTV’sini arttırıyor.

Biz, elektrikli araçları özendirmek için, vergi oranlarında indirime gideceğiz.

Tüm ulaştırma yatırımlarını, toplu taşımayı özendirecek şekilde planlayacak, ve toplu taşımada, elektrikli araç dönüşümünü başlatacağız.

Çevreye, doğaya ve yeşile uyum düzeyini ölçen bir derecelendirme sistemi kuracağız.

Firmaları, yeşil dönüşüme uyumu çerçevesinde, tıpkı enerji verimliliğinde olduğu gibi derecelendirip, yüksek not alan firmaları, kurumlar vergisinden muaf tutacağız.

Karbon Kotası ve Yeşil Dönüşüm Fonu’nu hayata geçirip, Türkiye’nin Yeşil Ekonomik Dönüşüm’ünü kolaylaştırıp, hızlandıracağız.

Bizim için, bir ülkenin nefesi doğa, emeği çevre, ürünü de topraktır.

İşte bu yüzden toprağımızı koruyacağız, kollayacağız, Verimliliği ve tasarrufu önceleyeceğiz.

Sağlıklı üreteceğiz.

Zehir saçmayacağız, zehirlenmeyeceğiz ve zehirlemeyeceğiz.

Ve elbette bunu önce kendimiz, sonra bütün insanlık için yapacağız.

İYİ Parti olarak,

İlk günden beri, bu günler için uyarıyoruz.

Mesele haklı çıkmak değil, mesele, Ak Parti iktidarlarının sebep olduğu enkazı kaldırmak.

Milletimiz gerçeği görüyor.

Bu enkazı ancak İYİ Parti kaldırır, biliyor.

İşte o nedenle İYİ Parti, her geçen gün büyüyerek iktidara yürüyor.

Dava arkadaşlarım;

Tarih bizi işaret ediyor.

Millet Bizi Çağırıyor!

Az kaldı;

O sandık gelecek ve milletimiz yetkiyi bize verecek.

Biz geleceğiz, Türkiye zenginleşecek.

Biz geleceğiz, milletimiz mutlu, devletimiz yeniden güçlü olacak.

Biz geleceğiz, gençlerimiz ülkelerine, Türkiye de geleceğine güvenecek.

Ve Yüce Allah’ın izniyle, Türkiye İYİ Olacak!

Toplantımızı şereflendirdiniz.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.

 


AKŞENER: ’EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?” : Google'da Ara
AKŞENER: ’EYVAH DAMAT GERİ Mİ GELİYOR?”


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        SİYASET

  KILIÇDAROĞLU, SARAY’IN TROLLERİNE BAŞARILAR DİLEDİ


         Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Troller bu akşam da #HangiKılıçdaroğlu diye kampanya başlatmış. Onların da işi zor. Saray’ın

  SAADET PARTİSİ’NDEN “NEREDE O ESKİ


         Saadet Partisi tarafından yayınlanan videoda, “Nerede o eski Ramazanlar, eskiyi özlemeye devam ediyoruz. Uzun, kalabalık ve ucuz sofraları özledik. Y

 




           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
AHMET KABAK

     On binlerce kisisilerle yapilan lebalep kongrelerin sonucu. Yetmedi Saglik bakaninda katildigi binlerce kisinin katıldıgı cenaze torenlerinin ...

SERPİL KORUCU

     Vaka sayimiz Dunya rekoruna sebep oldu. 1.5 milyarlık Hindistanı bile geçtik. Toplum duyarsız. Bu duyarsızlar yüzünden ...

ASTO

     Ulkemizde ölumler 100 er 100 er olmaya baslandı. Kapanma icin ne bekleniyor. Yoksa Biz de ...

SERPİL KIRICI

     Sayın Vekilim Yalan söylemek Günah Değilmi... ...

EREN EFE

     Eğitim_İş Sendikasının bu cesur kararını bir emekli öğretmen olarak takdirle karşılıyorum. İşte Atatürkün öğretmeni budur. ...

ASTO STK PLATFORMU

     Atatürk bu ülkenin Kırmızı çizgisidir. Hiç kimse bizim gönlümüzden çıkaramaz. Bu kararı alanları kınıyorum. Bu ülkenin ...


           ANKET
SİZCE SEÇİMLER NE ZAMAN YAPILIR
% 32 √ Toplam : 30 - 1-ZAMANINDA YAPILIR
% 62 √ Toplam : 58 - 2-BU YIL YAPILIR
% 8 √ Toplam : 7 - 3-FİKRİM YOK
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim