Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
23 HAZİRAN SEÇİMİN KAYBEDENİ AA OLDU
ETİYOPYADA DARBE GİRİŞİMİ
İMAMOĞLU BALKON KONUŞMASINI 1 MİLYONA YAPTI
İMAMOĞLUDAN İYİ PARTİYE ÖZEL TŞEKKÜR
SEÇMEN İSTANBULDA FARKI AÇTI İMAMOĞLU DEDİ


Gezen ve Akpınar serbest bırakıldı - - Ajans 09/ Aydın Haberleri
 
GEZEN VE AKPINAR SERBEST BIRAKILDI
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 24-12-2018 / 22-31

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Haberleri  
Gezen ve Akpınar serbest bırakıldı

Geçtiğimiz günlerde Halk Arenası programında söylediği sözler nedeni ile hakkında soruşturma açılan ünlü oyuncular Müjdat Gezen ve Metin Akpınar, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. İki oyuncu için yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemeden adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılan Sanatçılar Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’la ilgili yürütülen soruşturma kapsamında yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Müjdat Gezen’in "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan, Metin Akpınar ise "Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik" ve "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçlarından adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildiği belirtilerek, "Her iki şüpheli hakkında "yurt dışına çıkışı yasaklanmak" ve "Haftada bir gün karakola imza vermek" suretiyle adli kontrol kararı verilmiştir" denildi.

BAR0’DAN ADLİ KONTROLE SERT TEPKİ

İstanbul Barosu Başkanlığı, ’Yargı Cumhuriyetin Onuru Olmalıdır’ başlıklı açıklama ile Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in gözaltına alınmasına, adli kontrol şartı ile yurtdışı yasağı konularak serbest bırakılmasına tepki gösterdi. 

İstanbul Barosu Başkanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle oldu: 

 

’Tiyatro Sanatçıları Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in Halk TV’de yayınlanan programdaki değerlendirmeleri üzerine, Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamalar ve bu açıklama üzerine devam eden süreç, yargının kurucu unsuru konumunda bulunan savunma mesleğinin örgütlü gücü konumundaki İstanbul Barosu tarafından, son derecede kaygı ile karşılanmıştır.

Bu süreç, ülkemizde yargı alanında yaşanan bunalımı, giderek daha ağır boyutlara sürükleyen yeni bir örnektir. Sanatçılarımız hakkında tutuklama kararı verilmemiş olması, yaşadıklarımızın vahametini değiştiren bir gerçeklik değildir. Daha da önemlisi, tedbir niteliği taşıyan yurtdışına çıkış yasağı ve haftada bir imza atılması da hukuki özü itibariyle, bu örnekte kabulü mümkün bulunmayan bir karardır.

Anayasanın 138. Maddesi ile Türk Ceza Yasasının 277 ve 288. Maddelerinin açık hükmü yürürlüğünü korurken, özellikle de Cumhurbaşkanı tarafından “yargıya talimat” niteliği taşıyan ifadelerle, “Pazar günü” soruşturma açılması ve ceza muhakemesinde örneği görülmeyen bir uygulama ile “mevcutlu” olarak sorguya götürülmesi, hukuk okuryazarlığının dahi kabul edemeyeceği uygulamalardır. Geldiğimiz hukuksuzluk noktası, yeni usul ihdasına yönelen bir garabet taşımıştır. Fiili olarak savcının kolluk marifetiyle “gözaltı” yapması anlamına gelen bu uygulama, özü itibariyle de “gözdağı”dır.

Yargıya saygı, bir devletin en temel amaçlarından birisidir. Tarihsel gelişim süreçlerinde, bu saygının yerleşip pekiştiği ülkelerin, gerçek anlamda hukuk devleti olabilme yeteneği kazandığı, yurttaşlarına güveni de bu yolla verebildiği zaman, iddiasını hak edebildiği bilinmektedir. O nedenle de “Yargı Cumhuriyetin onurudur” sözleri ile bu inanç giderek bir bilinç düzeyine taşınmıştır.

 

Hiç kuşku yok ki, yargının saygınlığını ilk koruması gerekenler de, ülkeyi yönetenlerdir. Erk sahibi olmanın verdiği gücü, öyle bir saygınlık uğruna sergilemek yerine, talimat vermek suretiyle kullanmak, sadece yasal ve anayasal hükümlerin ihlalini değil, ondan da ötede hukuk kavramını zedeleyen en temel unsura dönüşmektedir. Hukuk Güvenliği kavramında ifadesini bulan ve yurttaşların birey olarak sahip bulundukları temel hakların kullanımının tehdit altında olması anlamı taşıyan bu yaklaşım, ülkemizde yaşanmakta olan “hukuk bunalımının” en temel nedenidir.

Anayasa değişikliğinden sonra, yargı organlarının atamalarında çok etkin konumda bulunan yürütme gücünün yargıya dair değerlendirmeleri, daha bir önem taşıyan ve bu yönüyle de daha bir dikkat gerektiren yeni bir aşamadır. Ancak, özellikle de Anayasa değişikliklerinden sonra kullanılan dil ve üslup, anlatmaya çalıştığımız özeni taşımayan bir yaklaşım içerirken, devam eden yargılamaları da doğrudan etkileyen örneklerle birlikte büsbütün ağır sonuçlar doğurmaktadır.

İstanbul Barosu olarak açıkça ifade ederiz ki, yargı bağımsızlığının yitirildiği bir evrede, ne hukuk devletinden ne de demokratik devletten söz edilebilmesi olanağı kalır. Bu niteliklerin kaybolması, iktidarın sürdüğü evrede erk sahiplerini koruyor görünse de, uzun vadede en çok da onlar için tehdit oluşturur. Yakın siyasi geçmişimiz bu alandaki pek çok örnekle doludur.

Öte yandan, yargı bağımsızlığının sağlanmasında, sadece erk sahiplerinin dikkatine değil, ondan daha önemlisi yargı mensuplarının bu bağımsızlığı ve tarafsızlığı korumak uğrundaki dirençlerine de ihtiyaç vardır. Siyaset kurumunun kendi doğası içinde yapacağı tartışmalardan vazife çıkarmak yargı görevi yapanların meşguliyet alanı olmamalıdır. Tarihin geleceğe taşıdığı en saygın hukukçular, baskılara boyun eğenler değil, baskılar karşısında yargının onurunu koruyanlar olmuştur. İstanbul Barosu olarak, öteden bu yana yaptığımız bu türden çağrılara, henüz yanıt alamadığımızı tesbit etmekten üzüntü duyuyoruz.

 

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen soruşturmaları vesilesiyle gündeme gelmesi gereken bir başka kavram da, ifade özgürlüğüdür. Evrensel hukukun genel kabule ulaştırdığı, uluslararası sözleşmelerin demokratik ülkeler için koşul saydığı ifade özgürlüğünün bu denli kısıtlandığına, darbeler dönemi içinde tanık olmuştuk. Şimdi, üstelik de yargı eliyle, hukuksuzluğun meşrulaştırılması anlamına gelen yöntemlerle, aslında “suç” teşkil etmesi sözkonusu bile olmayan ve hakaret de içermeyen ifadelerden soruşturmalar açılarak, “burun sürtme cezası” verilmesi asla kabul edilemez. Toplumun tüm katmaları bilmelidir ki,  “kamuya mâl olmuş kişiler” ile ilgili yapılan eleştiriler, “şok edici” bir nitelik taşısa dahi, ifade özgürlüğü kapsamındadır. Hukuksal özlü bu genel kabule rağmen, üstelik bu gerçeği en iyi bilen yargı mensupları eliyle suç isnadı, hukukun yaralanması anlamına gelmektedir.

Türkiye’de yargı bir silah gibi kullanılarak, toplumun muhalif kesimlerinin sindirilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle de hukuk devleti idealinden giderek uzaklaştığımız bir evreyi yaşamaktayız. Yurttaşlar nezdinde yargıyı bu konuma sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur. Giderek en çok da hukukun yitirileceği bir evreye doğru hızla yönelmekte olduğumuzu tesbit ederek, bir yandan erk sahiplerini yargıya saygıya davet ederken, diğer yandan da yargı mensuplarını bu türden baskılar karşısında direnmeye çağırıyoruz. Artık buna mecburuz. Ne pahasına olursa olsun, adalet mücadelemize devam edeceğiz.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI’


Gezen ve Akpınar serbest bırakıldı : Google'da Ara
Gezen ve Akpınar serbest bırakıldı


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
       

  YSK HATA ÜSTÜNE HATA MI


         YSK 31 Mart’ta İstanbul’da görev yapan 13 seçim müdürünü başka illerde görevlendirdi. Karara gerekçe olarak "

  CHP BELEDİYE BAŞKANLARINI TOPLADI


         CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, genel merkez binası önünde partisinin belediye başkanlarıyla İstanbul seçimlerine ilişkin açıkl

 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



Aydın Hava Durumu

Salı Sıcak Sıcak 39°C 24°C

Çarşamba Sıcak Sıcak 39°C 24°C

Perşembe Sıcak Sıcak 39°C 24°C



           YORUMLAR
SATI KADIN

     Saadet Partililer Yedinizmi.? 24 Haziranda seçim Kaybedilsin inanın HEPİNİZ TERÖRİSTTE OLUSUNUZ. HAİN DE. ...

AHMET KURTULMUŞ SS UZMANI

     Aydın İl Bazında Farklı afetlere sık sık karşılaşmaktadır. Sanırsınız sadece Deprem riski ile karşı karşıyayız. Sel ...

UMUT ARAMA KURTARMA

     Birkaç gündür ikimizin özellikle Nazilli bölgesinde yaşanan aşırı yağış ve zaman zaman 80 km üzerine çıkan ...

CANAN KAYA

     Sayın Yazar Yazınızı zevkle okudum. İroni ile neler neler anlatmışsınız Tebrikler yazınızı bekler olduk. Başarılar. Kutluyorum. ...

AKIN TEKİN

     Ak parti ayağına sıkmaya devam ediyor. Seçimleri Gündemi profesyonelce yöneten parti gitmiş. Her telden çalan bir ...

İZAK DERNEĞİ

     Yazınız güncel suni gündem seçim çalışmaları ile her gün yaşanan deprem afetlere dikkat çekecek bir önemli ...


           ANKET
Sizce yayında hangi aday daha inandırıcı ve doğru konuşuyor ?
% 55 √ Toplam : 30 - 1- EKREM İMAMOĞLU
% 42 √ Toplam : 23 - 2- BİNALİ YILDIRIM
% 4 √ Toplam : 2 - 3- İKİSİNİDE BEĞENMEDİM
   

TRT Spor Haberler



GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   MAGAZİN   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim