|
Tweet |
Hatimoğulları, görüşmenin Türkiye’nin barış ve demokrasi süreci açısından önemli bir dönemeç olduğunu savundu.
Hatimoğulları, görüşmeye DEM Parti adına Gülistan Kılıç Koçyiğit’in katıldığını hatırlatarak, "Bu heyette yer alan, giden komisyona burada bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi.
Görüşmenin niteliğini değerlendiren Hatimoğulları, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu görüşme Türkiye’nin barış ve demokrasi sürecine odaklanan yapıcı, kapsayıcı, umut verici bir niteliğe sahip olmuştur. Türkiye’nin uzun süredir beklediği barış ve kardeşlik kapısını aralayan tarihi bir adım oldu. Bu görüşme sadece bir dinleme ve temas değil, halkların ortak geleceğini şekillendirecek bir diyalog köprüsüne dönüşmelidir."
İMRALI ADASI'NA NELER KONUŞULDU?
Görüşmenin içeriğine dair detayların Meclis Başkanı ve komisyon tarafından paylaşılacağını ifade eden Hatimoğulları, bölgesel sorunlara değinildiğini açıkladı.
Hatimoğullar, süreç için siyasi düzenlemelerin de Öcalan ile birlikte değerlendirildiğini söyledi.
DEM Parti Eş Başkanı Hatimoğulları şunları ifade etti:
"Görüşmenin içeriğine dair şüphesiz Meclis Başkanı ve Komisyon gerekli paylaşımları yapacaktır. Ancak Sayın Öcalan, Türk-Kürt ittifakının ve bütün halkların ortak yaşam zemininin güçlenmesi için, çatışmasızlığın kalıcılaşabilmesi için, demokratik çözüm iradesinin bir kez daha net bir biçimde ortaya konması için bir tavır sergilediğini biliyoruz, bundan hiç şüphemiz yok.
Komisyonun Sayın Öcalan’la gerçekleştirdiği görüşmede Suriye sorununun çözümüne ışık tutacak önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Kuzeydoğu Suriye özelinde ve Suriye’nin bütünü açısından çözüm sürecinin anahtarı olabilecek bir perspektifi ortaya koymuştur.
Bu görüşmede barışın sağlanması, komisyonun hukuki ve siyasi düzenlemeler üzerindeki çalışmalarını destekleyecek mahiyette değerlendirmeler yapmıştır."
Hatimoğulları, komisyonda AKP, MHP ve DEM Parti dışında kimsenin olmamasını da şöyle değerlendirdi:
"Bu komisyonun temsili, bu komisyonda temsili bulunan bütün partilerin; DEM Parti olarak bizler de İmralı’ya giden komisyonda yer almasını elbette çok isterdik. Ama olmadı. Bu konuda eleştirel değerlendirmelerimizi yaptık"
Görüşmenin topluma katkı sağlayacağını ileri süren Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:
"Komisyonun Sayın Öcalan’la görüşmesinin 86 milyona zarar değil, yarar sağladığı görülecektir"
Hatimoğulları, komisyonun çalışmalarına hız verilmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi:
"Sürecin bu yeni aşamasında beklentimiz; komisyonun raporunu bir an önce yazması, yasal ve hukuki düzenlemeler sürecine hızla geçiş yapılması ve bu parlamentonun en tarihi görevlerinden biri olan bu süreci ileriye taşıyabilmesi açısından bu yasal düzenlemelerin ve hukuki düzenlemelerin acilen yapılması"
KENT UZLAŞISI AÇIKLAMASI
Hatimoğulları, Kent Uzlaşısı soruşturmasına da değindi. Soruşturma kapsamında Esenyurt ve Şişli belediyelerine kayyum atanmıştı.
Hatimoğulları, soruşturmanın siyasi olduğunu savundu. Hatimoğulları şunları dile getirdi:
"Kent uzlaşısının dava günü. Kent uzlaşısına dönük operasyonlar, tutuklamalar demokrasiye müdahaledir. Kent uzlaşısını hedef alan siyasallaşmış yargıyı asla kabul etmiyoruz. 27 Kasım'da gerçekleşecek davada belediye yöneticilerinin yanında olacağız ve kent uzlaşısı yargılanamaz diyeceğiz.
Barışı toplumsallaştırmak istiyorsak arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Yerel yönetimlere en büyük antidemokratik müdahale kayyım rejimindedir ve hala devam ediyor. Erkek devletin gasp ettiği belediyelere atanan kayyımlar, ilk olarak kadın kurumlarını kapatıyor, kadınların şiddet ve ihtiyaç durumlarında başvuracakları mekanizmaları ortadan kaldırıyor. Kayyım, eşbaşkanlık ve eşit temsiliyete ağır bir müdahaledir.
Merkezi iktidar kadınları görmezden gelse de DEM Parti belediyelerimizin bulunduğu tüm kentler birer kadın kentidir. Eşbaşkanlık sistemi sayesinde kadın aklıyla, kadın bakış açısıyla, kadın emeğiyle yönetilen yerel yönetimlerimiz, kadınları kentin öznesi ve karar vericisi olarak görüyor.
24 Kasım'da ilan ettiğimiz 'Sözümüz var, şiddeti durduracağız' kampanyası kapsamında, 45 belediyemiz toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele tutum belgesini imzalamıştır. Belediyelerimiz kadın eşitlik komisyonları kurdu, şiddet ve yoksulluk haritalarını çıkardılar. Kadın dayanışma merkezleri ve çok dilli Alo Şiddet hatlarını aktif hale getirdiler.
Bugün itibariyle belediyelerimiz; 25 kadın dayanışma merkezi, 41 kadın yaşam merkezi, 28 dinlenme merkezi, yüzlerce kadına psikolojik, hukuki destek sağladı. Kadın kent bostanları, giyim bankaları, kadın emek pazarları kuruldu. 5 kadın festivali gerçekleştirdi.
Kadın özgürlükçü belediyeciliğimiz bu ülkenin bütün kentlerine örnek olabilir. Çünkü biz biliyoruz ki kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez"
"TUTANAKLARIN HERKESE AÇIK OLMASINI İSTİYORUZ"
Hatimoğulları, Grup Toplantısı'ndan sonra gazetecilerin sorularına yanıt verdi. Hatimoğulları, İmralı Adası'ndaki görüşmelerin tutanaklarının herkese açık olmasını istediklerini söyledi.
Hatimoğulları tutanak kararının da komisyon tarafından oylanacağını ifade etti. Hatimoğulları şöyle konuştu:
"Görüşmenin olumlu geçtiğini söyleyebiliriz. Bununla ilgili detaylı açıklamayı yarın Komisyon toplandıktan sonra Komisyon Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş yapacak. Tutanakların herkese açık olmasını istiyoruz biz DEM Parti olarak. Ama bunun kararı yarın komisyonda alınacak
AKP’li Yayman Öcalan'a gittiğini sakladı!
Süreç komisyonunun İmralı heyetinde yer alan isimlerden AKP'li Hüseyin Yayman terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'a dün yaptıkları ziyareti kesin bir dile reddetmiş 'ileri tarihte yapılacak' demişti. TBMM'den gelen açıklama ile dün gün içinde ziyaretin gerçekleştiği ortaya çıkınca "AKP’li Yayman İmralı'ya gittiğini neden sakladı?" sorusu akıllara geldi.
İŞTE ÜÇ İHTİMAL
Ziyaretin Erdoğan’ın öğretmen atamaları törenini gölgelememesi için biraz geç açıklanması istendi. Hatta gidişin sessiz olmasının bir nedeni de buydu. Yayman o sırada 'gitmedim' demiş bulundu. Atama töreni bitince de ne diyeceğini şaşırdı. Yani bir iletişim skandalı yaşandı.
AKP kamuoyu anketlerini çok yakından takip ediyor. Öcalan’la temasın, partinin oy oranını düşüreceği görüldü. Bu nedenle başta ziyaretin gizli tutulması istendi ancak Türkiye Gazetesi haberi yayınlayınca bu mümkün olmadı. Türkiye'nin haberi geri çekmesi de işe yaramadı.
Hüseyin Yayman bu ziyaret için zaten kendisi talepte bulunmamıştı ancak parti onu görevlendirmişti. İstemeyerek gittiği bu ziyaret nedeniyle Öcalan ziyaretini gizleme ihtiyacı hissetti.