Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun (TİHEK) cezaevlerine ilişkin raporları, aşırı doluluğun ceza infaz kurumlarında ciddi barınma ve yaşam koşulları sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Raporlarda bazı mahpusların yer yataklarında uyuduğu, üç katlı ranzaların kullanıldığı ve anneleriyle kalan çocuklar için yeterli yatak ile beşik bulunmadığı tespit edildi.
Türkiye’deki cezaevlerinde kapasite sorunu büyümeye devam ediyor. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST), Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerinden hazırladığı istatistiklere göre, 402 ceza infaz kurumunun toplam kapasitesi 304 bin 184 kişi olmasına rağmen cezaevlerinde 434 bin 337 mahpus bulunuyor.
Buna göre cezaevleri kapasitenin 130 bin 153 kişi üzerinde faaliyet gösteriyor. Doluluk oranı ise kapasitenin yaklaşık yüzde 42,8 üzerine çıkmış durumda.
Yer yatakları ve üç katlı ranzalar
TİHEK’in 2026 yılında yayımladığı raporlarda, ağırlıklı olarak 2025 yılında gerçekleştirilen ziyaretlerde tespit edilen sorunlara yer verildi.
Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda artırılmış kapasitenin 750 kişi olmasına rağmen 998 mahpusun bulunduğu belirtildi. Kurumda bazı mahpusların yerde yattığı, kapasite sorununu aşmak için bazı ranzaların üç katlı hale getirildiği tespit edildi.
Raporda ayrıca iki veya üç kişinin aynı dolabı kullanmak zorunda kaldığı bilgisine de yer verildi.
Sıcak su sabah 04.00’te veriliyor
Mardin Midyat M Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda da benzer sorunların yaşandığı belirlendi.
200 kişilik artırılmış kapasiteye karşılık 266 mahpusun bulunduğu kurumda, yaklaşık 24 metrekarelik odalarda bazı mahpusların yerde uyuduğu kaydedildi.
İncelemelerde dolapların ortak kullanıldığı, sıcak suyun yalnızca sabah saat 04.00’te verildiği ve kurumda yangın algılama sisteminin bulunmadığı belirtildi.
Kadın cezaevlerinde çocuklara ayrı yatak yok
TİHEK raporlarında kadın cezaevlerindeki çocukların koşullarına ilişkin dikkat çekici tespitler de yer aldı.
Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 498 kişilik kapasiteye karşılık 559 mahpus bulunduğu belirtildi. Anneleriyle birlikte kalan 36 çocuk için ayrı yatak veya beşik bulunmadığı tespit edildi.
Benzer bir durumun Bursa Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda da yaşandığı ifade edildi. Rapora göre çocuklar anneleriyle aynı yatakta kalırken, ek yatakların ücret karşılığında sağlandığı belirtildi.
TİHEK heyeti, bazı çocuklarda yetersiz beslenmeye işaret eden bulgular da gözlemledi.
460 kişilik cezaevinde 705 mahpus
Aşırı doluluğun dikkat çektiği bir diğer kurum ise Mersin Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu oldu.
460 kişilik artırılmış kapasiteye sahip kurumda 705 mahpusun kaldığı kaydedildi. Mahpuslardan 437’sinin kronik rahatsızlığı bulunduğu, ayrıca anneleriyle birlikte kalan 35 çocuğun cezaevinde yaşadığı belirtildi.
TİHEK heyeti, bazı mahpusların yer yataklarında uyuduğunu ve kişisel dolaplarını paylaşmak zorunda kaldığını tespit etti. Mahpuslar ise sıcak suyun günde yalnızca bir saat verilmesinin yetersiz olduğunu dile getirdi.
TİHEK’ten cezaevi yönetimlerine tavsiye
Ziyaretlerin ardından hazırlanan raporlarda, cezaevi yönetimlerine fiziki koşulların iyileştirilmesi, temel ihtiyaçların karşılanması ve aşırı doluluktan kaynaklanan sorunların giderilmesi yönünde tavsiyelerde bulunuldu.
Raporlar, kapasite aşımının yalnızca barınma koşullarını değil, sağlık hizmetlerine erişim, hijyen, çocukların yaşam koşulları ve mahpusların günlük yaşamını da doğrudan etkilediğine işaret ediyor.
Kadın cezaevlerinde çocuklara ayrı yatak yok
Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 498 kişilik artırılmış kapasiteye karşılık 559 mahpus bulunuyor. Anneleriyle kalan 36 çocuk için ayrı yatak veya beşik olmadığı, bazı mahpusların yerde uyuduğu belirtildi.
Bursa Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda da çocukların anneleriyle aynı yatakta yattığı, ilave yatakların ücret karşılığında sağlandığı belirlendi. TİHEK, bazı çocuklarda yetersiz beslenmeye işaret eden bulgular da gözlemledi.
Bursa'daki incelemede, son bir yılda 31 kendine zarar verme eylemi yaşandığı, ancak intihar vakası bulunmadığı kaydedildi. Raporda bu olaylar 31 ayrı intihar girişimi olarak tanımlanmadı.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.